
İstanbul
Tarih, kültür ve yaşamın buluştuğu şehir
- Marmara Bölgesi
- Nüfus: 15.754.0532025, TÜİK
İstanbul Hakkında
İstanbul doğası, kültürel ve tarihsel zenginliği bakımından yalnızca Türkiye’nin değil aynı zamanda dünyanın da en önemli şehirlerinden birisidir. Coğrafi olarak Asya ve Avrupa arasında bir köprü olması bir bakıma Doğu ve Batı kültürünü birbiriyle buluşturmaktadır.
İstanbul tarihin iki büyük imparatorluğuna başkentlik etmiştir. Roma İmparatoru I. Konstantin’in başkenti Roma’dan İstanbul’a taşınmasıyla beraber Roma İmparatorluğu, Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır (MS 330). Bundan önceki süreçte MÖ 680’lerde Yunanistan’dan gelen Megaralılar kentte bulunmaktaydı. Kentin bilinen en eski ismi “Byzantion”, bu dönemde Megaralı Kral Byzantas’ın onuruna verilmiş bir isimdir. Konstantin başkenti buraya taşıdığında “Nova Roma” (Yeni Roma) ismini verse de ölümünün ardından şehir Konstantinopolis (Konstantin’in Şehri) adı ile anılmıştır. 313 yılında ilan edilen Milano Fermanı, Hıristiyanlara yasal bir statü sağladı ancak bu Romalılar tarafından tepki ile karşılandı. Çok tanrılı Pagan dinini benimseyen Roma’nın ikiye ayrılmasının en önemli sebeplerinden biri budur. Hıristiyan, Paganist çatışması. Buna bağlı olarak Konstantin yeni başkentin kurulmasını “Tanrı’nın emri” olduğunu ifade etmiştir. Lakin kendisi ancak ölüm döşeğinde vaftiz olacaktır.
İstanbul yeni bir başkentin tüm özelliklerini karşılıyordu. Konstantin “Yeni Roma” ismini verdiği şehri gerçekten de Roma’nın yeniden inşa edilebileceği bir yer olarak görüyordu. İlginç bir ayrıntı İstanbul’da Roma şehri gibi yedi tepeden oluşmaktadır. Bu bağlamda kentin inşası başlamış oldu. Şüphesiz İstanbul’un inşa edilmesi tarihin en önemli kararlarından biridir. Konstantinopolis tek bir adamın ürünüdür. Bugün tarihi yarımada olarak anılan bölge İstanbul’un Konstantin dönemindeki sınırlarını oluşturmaktadır. Türk hâkimiyeti dâhilindeki dönemlerde del bu sınırların dışarısında kentleşme seyrek olarak gerçekleşmiştir.
İstanbul'un meşhur yemekleri ve tatlıları

Çiğ köfte
İnce bulgur, isot ve baharatla uzun uzun yoğrulur. Sokaktaki tezgâhlarda çoğunlukla etsiz hazırlanır; lavaşa ya da marul yaprağına sarılıp ekşili sosla yenir.

Turşu suyu
Bardakla satılan ekşi ve tuzlu bir sokak içeceği. Yanında çoğu zaman bir parça turşu gelir; Eminönü çevresindeki turşucular şehrin alışkanlıkları arasındadır.

Halka tatlısı
Halka biçiminde sıkılan hamur kızgın yağda kızartılır, sonra şerbete bırakılır. Dışı çıtır, içi şerbetli olur; seyyar tezgâhların en bilinen tatlılarındandır.

İçli köfte
Bulgurlu dış hamurun içine kıymalı, soğanlı harç konur. Sokakta genellikle kızartılmış olarak, elde yenecek bir atıştırmalık gibi satılır.

Balık ekmek
Izgarada pişen balık, soğan ve yeşillikle ekmek arasına konur. İskele çevresinde, özellikle Eminönü kıyısında deniz kenarında yenen bir klasiktir.

Midye dolma
Midye kabuğunun içi baharatlı pilavla doldurulur. Üzerine limon sıkılıp ayakta yenir; satıcılar tepsilerle sokak sokak gezer.

Kokoreç
Kuzu bağırsağı şişe sarılıp kömür ateşinde döndürülerek pişirilir, sonra kekik ve pul biberle doğranır. Çoğunlukla yarım ekmek arasında yenir.

Döner
Şişe dizilen etin dıştan pişen kısmı ince ince kesilir. Ekmek arasında, dürümde ya da pilav üstünde, yanında patates ve ayranla sunulur.

Simit ve peynir
Pekmeze batırılıp susama bulanan halka ekmeği, beyaz peynirle hızlı bir kahvaltıya dönüşür. Yanına bir bardak çay yakışır.

Poğaça
Peynirli, zeytinli ya da sade yumuşak hamur işi. Fırınların sabah saatlerinde en çok aranan ürünlerinden biridir.

Mısır
Yazın kıyı boylarında tezgâhlar kurulur. Közde ya da haşlanmış olarak satılır, tuzla servis edilir; bardakta sunulan çeşitleri de vardır.

Kestane kebap
Kışın sokakta kor üzerinde yavaşça pişirilen kestaneler, kâğıt külahta sıcak sıcak satılır.

Kumpir
Fırında pişen iri patatesin içi tereyağı ve peynirle ezilir, üzerine seçilen garnitürler eklenir. Ortaköy’deki tezgâhlarıyla tanınır.

Kâğıt helva
İnce ve gevrek gofret tabakalarının arası helvayla doldurulur. Sokak satıcılarının eski tatlarındandır.

Nohutlu pilav
Tereyağlı pirinç pilavı nohutla pişirilir, sıklıkla didiklenmiş tavukla birlikte sunulur. Camlı arabalarda satılan pratik bir öğle yemeğidir.

Tükürük köfte
Küçük ve ızgarada pişen, baharatlı bir köfte türü. Adını şakacı bir benzetmeden alır; sokaklarda ve maç çıkışlarında sıkça karşınıza çıkar.

Tantuni
Mersin’e özgü bu dürüm, sac üzerinde pişen ince doğranmış etle hazırlanır. İstanbul’da da yaygın olarak bulunur.

Islak hamburger
Sarımsaklı domates sosuna bulanan küçük hamburger, buharda bekletilerek yumuşatılır. Taksim çevresiyle özdeşleşmiştir.

Dondurma
Külahta satılan dondurma, sokak yürüyüşlerinin tatlı molasıdır. Salep ve sakızla yapılan dövme türü, ustaların gösterileriyle de ilgi çeker.
İstanbul'da gezilecek yerler
İstanbul’da gezilecek yerlerin sonu gelmez. Bu seçki, tarihi yarımadadan Boğaz’a ve iki yakanın semtlerine uzanan bir başlangıç listesidir.
Eminönü
Haliç’in güney kıyısındaki bu tarihi meydan, vapur iskeleleri, Yeni Cami ve Mısır Çarşısı ile eski şehrin en hareketli noktalarındandır.
Galata Köprüsü
Eminönü’nü Karaköy’e bağlar. Üst katında oltacılar, alt katında lokantalar sıralanır.
Galata Kulesi
Ortaçağ Ceneviz yerleşiminden kalma taş kule, Haliç ve Boğaz’a bakan seyir terasıyla bilinir.
Kız Kulesi
Salacak açıklarındaki küçük adacıkta yükselen kule, efsaneleriyle İstanbul’un simgelerinden biridir.
Ayasofya
Bizans döneminde kilise olarak yapılan bu büyük yapı, 2020’den beri cami olarak hizmet veriyor.
Sultanahmet Camii
Altı minaresi ve iç mekânındaki çinileriyle Sultanahmet Meydanı’nın en bilinen yapısıdır.
Topkapı Sarayı
Osmanlı padişahlarının yüzyıllarca yaşadığı saray, Sarayburnu’nda bir müze olarak gezilir.
Yerebatan Sarnıcı
Bizans döneminde şehre su sağlamak için yapılan yeraltı sarnıcı, sütun ormanıyla ünlüdür.
Süleymaniye Camii
Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman için yaptığı külliye, Haliç’e bakan tepesiyle şehrin silüetine damgasını vurur.
Kapalı Çarşı
Üstü örtülü sokaklarıyla dünyanın en eski ve en büyük çarşılarından biridir.
Gülhane Parkı
Topkapı Sarayı’nın dış bahçeleri bugün şehrin ortasında geniş bir yeşil alandır.
Dolmabahçe Sarayı
Boğaz kıyısındaki bu 19. yüzyıl sarayı, Atatürk’ün son günlerini geçirdiği yer olarak da bilinir.
Çırağan Sarayı
Beşiktaş kıyısındaki saray bugün bir otel olarak kullanılıyor.
Rumeli Hisarı ve Anadolu Hisarı
Boğaz’ın en dar yerinde karşılıklı duran iki Osmanlı kalesi. Rumeli Hisarı, İstanbul’un fethinden önce Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırıldı.
Boğaz köprüleri
Asya ile Avrupa’yı bağlayan köprülerin en iyi görüldüğü yerler Ortaköy ve Boğaz vapurlarıdır. Kuzeydeki üçüncü köprü Yavuz Sultan Selim Köprüsü’dür.
Fener ve Balat
Haliç kıyısındaki renkli evleri, kiliseleri ve dik sokaklarıyla yürüyerek keşfedilecek eski semtlerdir.
Cihangir ve Kuzguncuk
İki yakanın sevilen semtleri: Cihangir kafeleriyle, Kuzguncuk ahşap evleri ve farklı inançların yan yana duran mabetleriyle öne çıkar.
Bebek ve Emirgan
Boğaz kıyısındaki yürüyüş rotaları. Emirgan Korusu ilkbaharda lale bahçeleriyle ünlüdür.
Atatürk Arboretumu
Belgrad Ormanı yakınındaki bu botanik alan, ağaç türleri ve yürüyüş yollarıyla sakin bir kaçıştır.
Taksim ve İstiklal Caddesi
Tünel ile Taksim Meydanı arasında uzanan cadde, nostaljik tramvayı, pasajları ve eski binalarıyla Beyoğlu’nun omurgasıdır.
Adalar
Marmara’daki Büyükada, Heybeliada ve Burgazada’ya vapurla gidilir. Motorlu araç trafiğinin sınırlı olması, adaları sevilen bir hafta sonu rotası yapar.
Yedikule Hisarı
Kara surlarının güneyindeki bu yapı, Bizans ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşır.
Hidiv Kasrı
Çubuklu sırtlarındaki kasır, koruluğu ve Boğaz manzarasıyla bilinir.
Yoros Kalesi
Anadolu Kavağı’nın üzerindeki kale, Boğaz’ın Karadeniz’e açıldığı noktayı gören bir tepededir.
Panorama 1453 Tarih Müzesi
Topkapı’daki müze, İstanbul’un fethini tavana kadar uzanan panoramik bir resimle anlatır.
Çamlıca Tepesi
Üsküdar’daki tepe, iki yakayı birlikte gören en bilinen seyir noktalarındandır.
Pierre Loti Tepesi
Eyüp’ten çıkılan tepe, Haliç manzaralı çay molasıyla sevilir.
Miniatürk
Haliç kıyısındaki açık hava müzesi, Türkiye’nin önemli yapılarını küçük ölçekli maketlerle sergiler.
Haydarpaşa Garı
Kadıköy kıyısındaki tarihi gar binası, Anadolu demiryollarının simgelerinden biridir.
Şile ve Kilyos
Karadeniz kıyısındaki bu iki sahil, şehirden kaçmak isteyenlerin yaz rotasıdır. Şile, deniz feneriyle de bilinir.
Stadyumlar
Futbolseverler için Sarıyer’deki RAMS Park, Kadıköy’deki Chobani Stadyumu ve Dolmabahçe kıyısındaki Beşiktaş stadı şehrin üç büyük kulübünün evidir.
İstanbul'da kültür ve sanat
İstanbul’un kültür hayatı, yüzyıllar boyunca bir arada yaşayan toplulukların bıraktığı mirastan beslenir. Camiler, kiliseler ve sinagoglar aynı semtlerde yan yana durur.
Topkapı Sarayı, müzeler, sanat galerileri ve Beyoğlu’nun sahneleri şehri yıl boyu canlı tutar. Boğaz kıyılarındaki yalılar ve eski semtlerin sokakları ise bu kültürün gündelik yüzüdür.
İstanbul'un tarihçesi
Kuruluş
İstanbul’un kuruluşu, MÖ 7. yüzyılda Megara’dan gelen Yunan kolonicilerin Sarayburnu’nda kurduğu Byzantion’a dayanır. Boğaz ile Haliç’in buluştuğu bu nokta, ticaret yollarını denetleyen doğal bir kaleydi.
Roma ve Bizans
MS 330’da Roma İmparatoru I. Konstantin başkentini buraya taşıdı ve şehir Konstantinopolis adıyla anılmaya başladı. Ayasofya, 537’de I. Justinianus döneminde bugünkü biçimini aldı. 1204’te Dördüncü Haçlı Seferi şehri ele geçirdi; Bizans, 1261’de başkentine geri döndü.
Osmanlı
29 Mayıs 1453’te II. Mehmed şehri fethetti ve İstanbul Osmanlı başkenti oldu. Sinan’ın camileri, saraylar ve çarşılar şehrin bugün tanıdığımız silüetini biçimlendirdi.
Cumhuriyet
1923’te başkent Ankara’ya taşındı, ancak İstanbul ülkenin ekonomik ve kültürel merkezi olarak kaldı. Bugün iki kıtaya yayılan şehir, Türkiye’nin en kalabalık ilidir.
İstanbul'a ulaşım
İstanbul’a Türkiye’nin tüm havalimanlarından uçuş seferleri ve tüm otobüs terminallerinden otobüs seferleri ve tüm tren garlarından tren seferleri mevcuttur. Aynı şekilde dünyanın önde gelen tüm büyükşehirlerinde karşılıklı olarak doğrudan uçuş seferleri vardır.
İstanbul'un ilçeleri
- Adalar
- Arnavutköy
- Ataşehir
- Avcılar
- Bağcılar
- Bahçelievler
- Bakırköy
- Başakşehir
- Bayrampaşa
- Beşiktaş
- Beykoz
- Beylikdüzü
- Beyoğlu
- Büyükçekmece
- Çatalca
- Çekmeköy
- Esenler
- Esenyurt
- Eyüp
- Fatih
- Gaziosmanpaşa
- Güngören
- Kadıköy
- Kağıthane
- Kartal
- Küçükçekmece
- Maltepe
- Pendik
- Sancaktepe
- Sarıyer
- Silivri
- Sultanbeyli
- Sultangazi
- Şile
- Şişli
- Tuzla
- Ümraniye
- Üsküdar
- Zeytinburnu
İstanbul'un ekonomisi
İstanbul, Türkiye ekonomisinin ağırlık merkezi. TÜİK’in il bazındaki 2024 verilerine göre ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 29,2’si bu şehirde üretildi. İkinci sıradaki Ankara’nın payı yüzde 10,5’te kaldı. Kişi başına hasılada da 802 bin 669 lirayla ilk sırada İstanbul var.
Şehrin gücü en çok hizmetlerde görülüyor. Türkiye’deki bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 64’ü, finans ve sigorta faaliyetlerinin yüzde 59,3’ü burada gerçekleşiyor. İstanbul’un kendi ekonomisinde en büyük kalem yüzde 33,9 ile ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri. Sanayi ise yüzde 15,1 ile ikinci sırada.
Bu tablo, şehrin yüzyıllardır süren ticaret geleneğinin bugünkü karşılığı: Boğaz’ın iki yakasında kurulan kent, Asya ile Avrupa arasındaki yol üzerindeki konumunu hâlâ en büyük avantajı olarak kullanıyor.
Veriler: TÜİK, İl Bazında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2024.



Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…