
Kars
- Doğu Anadolu Bölgesi
Kars Hakkında
Türkiye’nin en çok heykele sahip şehri olan Kars; ülkenin en soğuk illeri arasındadır. Her sabah ülkede ilk güneş burada doğar ve yıl içerisinde ilk kar buraya düşer. Karla kaplı dağlarıyla kış turizm merkezi olarak bilinen il Türkiye’nin önemli kış turizm merkezlerinde olan Sarıkamış Kayak Merkezi’ni bünyesinde bulundurur. Ayrıca şehir tarihteki en eski yerleşim yerlerinden de biridir. Türkiye illeri içerisindeki en eski Türkçe isme sahip il Kars’tır ve şehirde dünya üzerindeki en eski kültürlerin izlerini görmek mümkündür.
Alt Paelolitik Dönem'e ait izler bulunan şehir; farklı zamanlarda egemenlik kurmuş Urartuların, Perslerin, Arapların, Selçukluların, Osmanlıların, Rusların, İngilizlerin ve Ermenilerin etkisi altında kalarak çok kültürlü bir şehir haline gelmiştir. Günümüzde Azerilerin, Kürtlerin, Terekemelerin, Türkmenlerin yaşadığı şehirde farklı dinlere ait ibadet yerleri, Ruslardan kalma ve günümüzde korumaya alınmış taş evler, eski antik kent ve yer altı şehri, heykeller ve çok daha fazlasını göreceksiniz. Tarih boyunca sınır kenti olmasından dolayı çeşitli ulusların işgaline maruz kalan Kars, bir serhat kenti. Bu nedenle hep askerlerin ve paşaların bulunduğu bir sancak olmuştur. Şehrin tarihindeki savaşlar ve başarılar nedeniyle ilk "gazi" madalyasını almaya hak kazanan il de Kars'tır.
Osmanlı, Ermeni ve Rus mimarilerini birarada görebileceğiniz bu şehirde çeşitli etnik dokular, kültür ve coğrafya ile harmanlanmıştır. Kültürel zenginliklerin yanı sıra eğitim seviyesinin yüksekliği ile de dikkat çeken şehirde 15.000 öğrenci bulunmaktadır. Şehirde sanat, edebiyat ve müzik önem verilen unsurlar arasındadır. Şehirdeki konservatuvar Türkiye'nin önemli konservatuvarlarından biri.
Cemal Süreyya'nın "Beyaz, uykusuz ve uzakta" diye nitelendirdiği Kars, birçok şairin dizelerine, yazarların satırlarına ve mektuplarına konu olmuştur. Kozmos, Deli Deli Olma gibi filmlerde hayat bulan Kars, Mesnevi'de adından "şehr-i din" olarak söz ettirir. Görünen o ki, Kars tarih boyu etkileyici ve akıllara kazınan bir şehir olmuştur.
Kültürümüze ait en güzel geleneklerden "aşık geleneği" Kars'ın yüzyıllardır koruduğu ve yaşattığı bir gelenek. Ova, dağ, köy dinlemeden dolaşarak saz çalıp şiir okuyan ozanların kalpleri ısıtan hikayesine Kars'ta tanık olmak mümkün. Kars Aşıklar Otağı, Serhat Halk Oyunları ve Müzik Evi gibi aşıkların bulunduğu adreslere giderek ozanları dinleyebilirsiniz.
Kars tarihine kuşkusuz en büyük etkiyi barışçıl bir topluluk olan "Molokanlar" yapmıştır. Molokanlar, Rus Ortodokslarından kopan "Ruhani Hristiyanlar" olarak bilinir. Bu grubun Tanrı ile insan arasına kimsenin giremeyeceğini öne süren kilise karşıtı bir düşünceleri vardır. Bu nedenle Rusya'dan Kafkaslara ve Kars çevresine sürülmüşlerdir. Sürüldükleri topraklarda kalıcı izler bırakan bu insanlar, Kars'ta bölge halkına peynirciliği öğreten, patates ve lahana ile insanları tanıştıran kişilerdir. Molokanlardan geriye günümüzde pek kimse kalmamıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında savaşa çağrılan Molokan halkı savaşa katılmayı reddetikleri için 1922'de ve daha sonra 1960'larda Rusya'ya göç etmişlerdir.
Taş işçiliğini hayranlık uyandıran şehrin sokakları bembeyaz bir kar örtüsüyle kaplıdır. Tarihin masalsı bir penceresidir, On İki Havariler Kilisesi, Kars Kalesi, Hamam ve Taş Köprüye çıkan Kars sokakları... Günbatımındaki sulu boya renkleri ve yumuşacık karın kristal yapıdaki tanelerinden yansıyan parıltılar Kars'ı başka dünyadan kılıyor. Bırakın manzaraları, sadece yöresel yemekler için bile gözünüz kapalı gidebilirsiniz. Çeşitli otların buluştuğu çorbalar, yumuşak eti ile kaz tandırı, el yapımı erişte, buzda rakı ve sazan balığı ızgarası, kars gravyeri, tereyağı mutlaka tadılması gereken lezzetler arasında bulunuyor.
Kars'ın meşhur yemekleri ve tatlıları

Umaç helvası
Un kavrulmak yerine hamur gibi yoğrulup ufalanır ve kızgın yağda pişirilir.

Hörre
Un çorbası olarak anılan, Kars mutfağının hamur ağırlıklı yemeklerinden biridir.

Kars ketesi
Yufka gibi açılıp yağlanan mayalı hamur katlanır, tuzlu, şekerli ya da zencefilli bir iç harçla doldurulup pişirilir. Kars Ketesi coğrafi işaretle tescillidir.

Hangel
Etsiz mantı olarak tarif edilen Kars yemeğidir.

Erişte pilavı
Evde açılıp kurutulan ince erişte, yeşil mercimek ve patatesle pişirilen bir pilavdır. Kars Erişte Pilavı coğrafi işaretle tescillidir.

Haşıl
Buğdaydan hazırlanan özel bir bulgur suda pişirilir ve tereyağıyla yenir.

Feselli
Yağlı mayalı hamurun sacın üzerinde yavaş yavaş pişirilmesiyle yapılan bir hamur işidir.

Hasuda
Şerbete un katılarak pişirilen pratik bir tatlıdır.

Kars katmeri
Beş kat açılan ince yufkalar rulo yapılıp tepsiye dizilerek pişirilir.

Nezik
Kars'ın hamur işi yemeklerinden biridir.

Kars kaşarı
Kars'ın en tanınmış süt ürünlerinden biridir; 1937'den 1950'ye kadar İzmir Enternasyonal Fuarı'nda her yıl birincilik almıştır.

Kars Balı
Kars ve Ardahan yaylalarında, Kafkas arılarıyla, ilaç ve gübre kullanılmadan üretilen bir baldır.

Kars kazı
Kars’ta kazlar sonbaharda kesilip tuzlanır ve kurutulur; kış boyunca pilav ya da haşıl üzerinde yenir.
Kars'da gezilecek yerler
1. Taş Köprü
Kars Kalesi’nden şehre bakıldığında ilk göze çarpan yapılardan biri olan Taş Köprü, Kars Çayı üzerindeki geçişi sağlıyor. Kale İçi Mahallesi ile Sukapı Mahallesi’ni birleştiren köprü, 1579 yılında Osmanlı Padişahı III. Murat döneminde yaptırılmış.
Tamamı kesme bazalt taşlardan inşa edilen köprünün zaman içerisinde yıkılan bölümleri 1725 yılında Karahanoğlu Hacı Ebubekir tarafından yeniden inşa edilmiş. Gürül görül akan Kars Çayı üzerinde şehrin atmosferini hissetmek için Taş Köprü, en iyi duraklardan biri.
2. Ebu’l Hasan-ı Harakani Türbesi
Kars’ta adıyla en çok karşılaşılan kişi Ebu’l Hasan-ı Harakani. Kars Havalimanı’nın tam adı Kars Harakani olarak geçiyor. Mevlana, Yesevi ve Nakşibendi’nin manevi hocası ve Mevlana’dan 200 yıl önce yaşamış olan Harakani, 1033 yılında Selçukluların Anadolu’ya girişini kolaylaştırmak için yapılan savaşta şehit düşmüş.
Evliya Camii ve Hasan-ı Harakani Türbesi içerisinde Harakani’ye ait türbenin etrafında 21 adet mezar bulunuyor. Anadolu’nun dört bir yanından ziyaretçilerin dua etmek için ziyarete geldiği türbe, geniş bir külliye alanından oluşuyor.
3. Kümbet Camii (Havariler Kilisesi)
Kars Kalesi’nin güneyindeki Havariler Kilisesi, Kars şehir merkezindeki en görkemli Ermeni kiliselerinden biri. Bagratlı Krallığı dönemine uzanan kilise 937 yılında inşa edilmiş. Konik biçimli kubbesi ve bazalt kesme taş kaplamasıyla bölge mimarisini yansıtan yapı etkileyici güzelliğe sahip.
Kars Kalesi’ne çıkış güzergahında, Evliya Camii ve Hasan-ı Harakani Türbesi’nin yanı başında bulunan Havariler Kilisesi, yakın döneme kadar camii olarak kullanılmış. Restorasyon ve çevre düzenlemelerinin devam ettiği kilise, Kars’ta mutlaka görülmesi gereken yerler arasında.
4. Yanık Kilise (Kazım Karabekir Camii)
Ruslar tarafından 19. yüzyılın sonlarında inşa edilen Yanık Kilise, Sarıkamış’ın en etkileyici yapılarından biri. Baltık mimarisindeki kilise, günümüzde Kazım Karabekir Camii olarak ibadete açık. Yapımında kiliseye dahil olan çan kuleleri günümüze kadar ulaşmayan yapıya sonradan minare eklenmiş.
Rus işgalinin sona ermesiyle birlikte uzun yıllar işlevsiz kalan kilise, bir dönem sinema olarak da kullanılmış. 1970’lerde yaşanan yangının ardından camiye çevrilen Yanık Kilise, Sarıkamış Hükümet Konağı’nın yakınında, İnönü Mahallesi’nde yer alıyor.
5. Namık Kemal Evi
Ünlü Şair Namık Kemal’in 1853-1854 yıllarında çocukluğunu geçirdiği ev, günümüzde Namık Kemal Evi olarak anılıyor. Restore edilerek Aşıklar Evi’ne dönüştürülen ev, Kars kültürünü yakından tanımak için büyük bir fırsat.
Kars yöresinin önemli gelenekleri arasındaki aşıklık kültürü, düzenlenen ‘Aşıklar Gecesi’ etkinliği ile yaşatılıyor. Etkinlikte türkü söyleyen, doğaçlama atışma yapan aşıklar, gülümsemek ve enerji depolamak için bire bir.
6. Katerina Köşkü
Osmanlı-Rus Savaşı’nın (1877-1878) ardından Kars ve çevresinde 40 yıl devam eden Rus işgali döneminde, Ruslar tarafından askeri bölge ilan edilen Sarıkamış, o yıllara ait birçok izi taşıyor. Sarıkamış’ta halk arasında Katerina’nın Köşkü olarak isimlendirilen Av Köşkü de bu yapılardan biri.
Özgün mimarisi ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakan Katerina Köşkü, bulunduğu konum nedeniyle Sarıkamış’ı gören harika bir manzaraya sahip. Yapılış tarihi net olarak bilinmese de 1914 yılında Rus Çarı II. Nikola ve eşinin konakladığı köşkün, 1900-1902 yıllarında inşa edildiği düşünülüyor.
7. Çıldır Gölü
Kars ile Ardahan arasında yer alan Çıldır Gölü’nün tamamı kış aylarında donuyor. Bölgeye kış sezonunda gelenlerin mutlaka ziyaret ettiği Çıldır Gölü’nün her köşesi, bu etkileyici doğa olayına tanıklık etmek için uygun.
Çıldır Gölü, kızaklı at turu ve buz tutan gölde balık avı gibi heyecan verici aktivitelere ev sahipliği yapıyor. Kars’ın Arpaçay ilçesi ile Ardahan’ın Çıldır ilçesi boyunca uzanan gölde avlanan, yerel halkın sarı balık ya da şafak balığı dediği balığın tadına bakmadan dönmeyin.
8. Kars Kalesi
Kars’ta şehir dokusunu hissetmek için en iyi noktalardan biri Kars Kalesi. Kars şehir merkezine kuş bakışı bakmak ve şehrin havasını solumak için tercih edilen kale, 1153 yılında inşa edilmiş.
Su Kapısı ya da Çeribaşı Kapısı, Kağızman Kapısı ve Behram Kapısı olmak üzere 3 kapısı olan kalenin içerisinde 12. yüzyıldan kalma Celal Baba Türbesi de bulunuyor. Askeri koğuşlar, tarlalar, cephanelik ve mescitle geniş bir alanda kurulu olan kalede bulunan kafede oturup şehri seyretmenin keyfini çıkarın.
9. Sarıkamış Kayak Merkezi
Kar kalitesi ve kayak pistleri açısından dünyanın en uygun tesisleri arasında gösterilen Sarıkamış Kayak Merkezi, Kars’ın gözbebeği. Yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda kayakseverin kış sezonu boyunca tercih ettiği kayak merkezi, 12 km uzunluğunda, 5 etaplı piste sahip.
Etrafı çamlarla kaplı kayak merkezi, kristal karı ile tanınıyor. Günde 5,000 kayakçıyı ağırlayacak kapasitedeki Sarıkamış Kayak Merkezi, çevresinde bulunan konaklama tesisleri ile tatile uygun yapıda.
10. Ani Antik Kenti (Ani Harabeleri)
Ermenistan-Türkiye sınırında, Arpaçay Nehri’nin kıyısında bulunan Ani Antik Kenti (Ani Harabeleri) Kars’ın en çok tanınan gezilecek yerlerinden. 4 bin 500 metreyi aşan uzunluğu ve 8 metreye ulaşan yüksekliğe sahip surlarla çevrili antik kent, tadına doyum olmayan ve her saniyesinde insanı zaman yolculuğuna sürükleyen özellikte.
Kars’a 42 km mesafedeki antik kent, tarih boyunca Anadolu’nun geçiş güzergahında güvenli bir geçiş kapısı görünümündeymiş. Geçmişten günümüze ‘Ani bir dünya ama dünya bir Ani değil’ sözüyle anılan şehir, 6. yüzyıldan bu yana yerleşimin görüldüğü, farklı inanç grupları ve etnik yapılardan insanların yaşadığı, çokkültürlü bir yapıya sahip.
Antik kent içerisinde görülmesi gereken yapılar arasında, Tigran Honents Kilisesi, Büyük Katedral, Manuçehr Camii, Bakireler Manastırı, Kız Kalesi, Gagik Kilisesi, Abdulhamrants Kilisesi, Ateşgede, Selçuklu Sarayı, Gürcü Kilisesi, İpek Yolu Köprüsü ve Surp Amenap’rkitch Kilisesi bulunuyor.
Türkiye’nin zengin turizm potansiyeline sahip şehirlerinden Kars, her geçen yıl artan ziyaretçi sayısıyla marka kent olma iddiasını güçlendiriyor. Köklü tarihi geçmişi, gelenek ve görenekleri, arkeolojik alanları, etkileyici mimari yapıları, doğal güzellikleri, kayak merkezi ve lezzetli yemekleri ile şehir; her türlü beklentiyi karşılayacak düzeyde.
Kaynak: https://kesfetsek.com/kars-gezilecek-yerler/
Kars'da kültür ve sanat
Halkın duygu, düşünce ve hayallerini kendi ihtiyaçlarına öncelik vererek gerçekleştirmek için çaba harcaması, bu çabayı birtakım malzemeler kullanarak ortaya koyması sonucunda ortaya çıkan ürünler, halk sanatları, geleneksel sanatlar, el sanatları vb. terimler çerçevesinde ifade edilmiştir.
Bireyin kendi emeğiyle başlattığı, sonraları toplumca benimsenip ortak bir çalışmanın kaynağı hâline gelen halk sanatları el sanatları, ev sanatları ve çarşı sanatları olarak üç ana kolda araştırılmaktadır. Bu üç kolda ağırlık genellikle kadınlarda olduğu için “kadın sanatları” olarak da nitelendirilen bu sanat ürünlerini Türkiye’nin her köşesinde görebiliriz. Ancak bazı merkezlerin bu yaratıcılığa dayanan işlerinde önemli bir fark görülür. Söz gelimi, Antep işleri, Bursa, Konya, Alaşehir oyaları, Sivas çorapları, Tokat yazmaları, Mardin iğne dantelleri, Beypazarı gümüş işleri, Trabzon altın bilezikleri, Buldan dokumaları, Konya kaşıkları ünlerini yıllardan beri sürdüren güzel eserlerdir.
El sanatları kendi içinde de farklı işlere göre kümelenirler. Bunları şöyle gösterebiliriz:
1- Biçki-dikiş işleri: Her yörede köylülerin geleneksel giysileri, kullanılan dokuma çeşitleri.
2- Dokuma işleri: İnce ve kalın olarak ikiye ayrılan bu işlerin ana malzemesi bitkisel ve hayvansal kökenlidir.
3- Nakış işleri: Süslenmesi gereken giysilerle kullanılan eşyanın malzemesine göre ele alınması ve motiflerle bezenmesi.
4- Örme işleri: Dokumalar gibi ince ve kalın örgüler malzemenin türüne göre, kullanılan araçlara göre ayrılırlar.
5- Toprak işleri: Testi, kiremit, çömlek, tuğla vb.
6- Tahta işleri: Marangozluk, dülgerlik, araba yapımı, oyma işleri.
7- Demir işleri: Nal, çivi ve diğer inşaat malzemesi.
8- Deri işleri: Kunduracılık, yemenicilik, saraçlık.
9- İnşaat işleri: Duvarcılık, minare yapımı, harç kuyu kazma vb.
Bunlardan başka birkaç dalı ilgilendiren boya işleri ile büküm işleri de sayılabilir.
Bütün bu işlerde ortaya çıkan ortak özellikler, el sanatlarının önemini ve anlamını daha iyi vurgular. Bu ortak özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
1- Geleneksellik ağır basar.
2- Yaratıcı olma özelliğini gösterir.
3- Millî sanat zevkini atadan-oğula nineden-kıza aktarır.
4- Toplum hayatında ve ortak düşüncede karşılıklı iletişimi kolayca sağlar.
5- Aile içinde sanat zevkini, estetik yaratmaları destekler.
6- Ailenin giderlerinde önemli tasarruf sağlar.
7- Moral gücünü ayakta tutar ve ruhî hayatı yansıtır.
8- Ailenin sosyal, ekonomik ve eğitim durumunun gelişmesine yardım eder.
Kaynak: http://www.karsevi.com/kars-el-sanatlari-ve-zanaatlari-nelerdir-bl109.html
Kars'ın tarihçesi
Kars adının kaynağı Karsaklardan gelmektedir. Kars,
“Türkiye’deki en eski Türkçe il adı”olma ünvanına sahiptir.
- M.Ö. 5000-4000 HURİLER,
- M.Ö. 9. Yüzyılda URARTULAR,
- M.Ö. 665 yılında İSKİTLER,
- M.Ö. 145 yılından itibaren PARTLAR bölgede egemen olmuşlar ve KARSAKLI BEYLİĞİ’ni kurmuşlardır. KARSAKLAR M.Ö. 2. Yüzyıldan M.S. 5. Yüzyıl ortalarına kadar Kars’ta hüküm sürmüşlerdir.
- 430 yılında SASANİLER’e geçen bölge; uzun süre Sasani, Bizans ve Araplar arasında savaş alanı olmuştur.
- 1064 yılında SELÇUKLULAR,
- 1200 yılında GÜRCÜLER,
- 1239’da MOĞOLLAR,
- 1406’da KARAKOYUNLULAR,
- 1467’de de AKKOYUNLULAR bölgede egemen olmuştur.
- 1535 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına katılmıştır.
1853 – 1856 Osmanlı Rus Savaşında, Kars’ın Rus ordularına karşı kahramanca savunulması sonucunda; Kazanılan
1855 KARS ZAFERİnedeniyle, şehrimize verilen
«KARS ZAFER MADALYASI»aynı zamanda Anadolu’da bir şehre verilen ilk GAZİLİK madalyasıdır.
18 KASIM 1877 den 25 NİSAN 1918 kadar 40 yıl Rus işgali altında kaldıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılmıştır.
Milli Mücadele döneminde, Karslılar önce
Milli Şurasonra
Cenub-i Garb-i Kafkashükümetlerini kurmuşlardır.
30 Ekim 1920’de Kazım Karabekir yönetimindeki Türk Ordusu Kars’ı alarak Türk topraklarına katmıştır.ZAFER MADALYASI
1853-1856 tarihleri arasında Osmanlı ile Rusya arasında yapılan Kırım savaşı devam ederken Osmanlı İmparatorluğunu sıkıştırmak amacıyla 14 Haziran 1855 tarihinde Rus Orduları doğu sınırlarımızı aşarak Kars Şehrini muhasara etmeye başlamıştır. Müşir Mehmed Vasıf Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 135 günsüren Rus kuşatmasına karşı Kars halkı ile birlikte kahramanca bir savunma yaparak 29 Eylül 1855 günü Kars Zaferini kazanmıştır.Sultan Abdulmecid'in firmanıyla 3 yıl süreyle vergiden muaf tutuları Kars şehrine unvanı verilmiş,. Naif Efendi tarafından madalya resimleri, Mr. Robertson tarafından madalya kalıbının hazırlandığı altın, gümüş ve bakırdan. "Kars Zafer Madalyaları" yaptırılmıştır.Kars Zafer Madalyasının bir yüzünde Kars Kalesi, diğer yüzünde ise Sultan Abdulmecid Tuğrası bulunmaktadır. Madalyalar; 7 dirhem (13,4 gram) ağırlığında, 3,6 cm çapında altın, 29,7 gram gümüş ve 7 dirhem ağırlığında bakırdan 23,000 adet darp edilerek 1856 yılında Kars Zaferini kazanan askerlerimize ve şehit asker ailelerine dağıtılmıştır.Günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzeleri Envanter Defterinin 328, envanter numarasının 89. sırasında altın, 90. sırasında gümüş ve 91. sırasında bakırdan yapılmış olan "Kars Zaferi Madalyaları" bu müzede bulunmaktadır.Kars'ın Rus Ordularına karşı kahramanca savunulması sonucunda; kazanılan 1855 Kars Zaferi nedeniyle, Şehrimize verilen. "Kars Zafer Madalyası" aynı zamanda Anadolu’da bir şehre verilen ilk Gazilik Madalyasıdır.Kaynak: http://www.kars.gov.tr/tarih
Kars'a ulaşım
Kars’a giderken karayolu, demiryolunu ve havayolunu kullanabilirsiniz.
Karayolu ile ulaşım:
İstanbul ile Kars arasındaki mesafe 1.535 km’dir ve bu yolu ortalama bir hızla 21 saat 24 dakika gibi bir sürede otobüsle ya da kendi aracınıza gidebilirsiniz.
Havayolu ile ulaşım:
İstanbul ile Kars arasındaki uçuş süresi ise 2 saat 5 dakikadır. Şehirde kent merkezinden 7 km mesafede Kars Havalimanıbulunmaktadır ve bu havaalanına yurt içi ve yurt dışından her gün seferler düzenlenmektedir.
Demiryolu ile ulaşım:
Erzurum-Erzincan-Sivas-Kayseri bağlantılı Kars-Ankara Demiryolu (Doğu Ekspresi) ile Ankara’dan şehre direkt tren seferleri ile ulaşabilirsiniz. Ankara’dan tren yolculuğu 24 saat sürmektedir.
Kars'ın ilçeleri
- Kars (il merkezi)
- Akyaka.
- Arpaçay.
- Digor.
- Kağızman.
- Sarıkamış
- Selim.
- Susuz.
Kars'ın ekonomisi
Kars'ta geçim büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanır. Geniş mera ve çayırlar sığır, koyun ve keçi yetiştirmeye uygundur. Çalışan nüfusun yüzde 77,43'ü tarım ve hayvancılıkta çalışır.
Hayvansal ürünler önemli bir gelir kaynağıdır. Süt, yerel mandıralarda işlenir ve ürünler Türkiye'nin dört bir yanına gider. Kars kaşarı ve Kars balı ülke çapında aranır. Kaşarın 1937'den 1950'ye kadar her yıl İzmir Enternasyonal Fuarı'nda birincilik aldığı belirtilir.
Ekili arazinin yüzde 90'dan fazlası tahıla ayrılır. Buğday başta gelir, patates ise başlıca kuru sebzedir. Sanayide yem, şeker, çimento, tuğla, ayakkabı ve süt fabrikaları sayılır. Buna karşın işsizlik yüksektir ve Kars, göç veren illerin başında gelir.



Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…