
Siirt
- Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Siirt Hakkında
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 41o–57ı doğu boylamı ve 37o-55ı kuzey enlemi üzerinde yer alan Siirt, doğudan Şırnak ve Van, kuzeyden Batman ve Bitlis, batıdan Batman, güneyden Mardin ve Şırnak İlleri ile çevrilidir.
1990 yılında değişen sınırlardan sonra Siirt İli’nin yüzölçümü 6.186 Km2’ye inmiştir. 2007 yılı nüfus sayımına göre 291.528 kişilik nüfusuyla Türkiye toplam nüfusunun %o4,13’ünü barındırıyordu. TÜİK’in 2025 verilerine göre il nüfusu 332.369’dur.
İl toprakları asıl görünümünü III. Zaman’da kazanmıştır. Şiddetli kıvrılma ve kırılmalara uğrayan il alanı, üst-eosen ve oligosen boyunca deniz dışında kalarak aşınmış ve bir yarıova (peneplen) niteliği kazanmıştır. Üst-miyosende Doğu Anadolu genel olarak yükselirken, il alanı da blok halinde yükselmiş ve Güneydoğu Toroslar oluşmuştur. Bu yükselme hareketleri sırasında il alanının güneybatısını da içine alan güçlü çöküntü alanları ortaya çıkmıştır. Güneydoğu Toroslar’ın esnekliğini yitirmiş ve sertleşmiş kesimlerinde ortaya çıkan çöküntü olukları, akarsularca aşındırılarak batı, güneybatı ve güney yönünde uzanan vadilere dönüştürülmüştür. Bir yandan vadiler oluşurken, bir yandan da özellikle çöküntü alanlarında hızla genişleyen vadi tabanlarında IV. Zaman boyunca çeşitli taşınma maddelerden oluşan düzlükler ortaya çıkmıştır.
Siirt'in meşhur yemekleri ve tatlıları

Büryan kebabı
Kuzu ya da keçi eti, derin bir kuyuda odun közünde dumansız ortamda uzun süre pişirilir. Siirt Büryan Kebabı coğrafi işaretle tescillidir.

Perde pilavı
Tavuk, pirinç ve bademli pilavın ince bir hamur kılıfla kapatılıp fırında pişirilmesiyle yapılır.

Kitel
İnce bulgurlu kubbe biçimli hamurun içine kuzu kıyması, haşlanmış pirinç ve reyhanlı harç konur, haşlanıp biberli sosla servis edilir. Siirt Kiteli coğrafi işaretle tescillidir.

Zerfet
Un, yağ, maya ve şekerle yapılan hamur sarımsaklı yoğurtla yenir.

Bumbar
Bağırsağın pirinçli, kıymalı harçla doldurulmasıyla yapılır; mumbar dolması da denir.

Mihr çorbası
Nohut, buğday ve yoğurtla yapılan bir çorbadır.

Pırtıke çorbası
Ispanak, pirinç ve sumak suyuyla yapılan, kışın Siirt Kiteli ile birlikte yenen bir çorbadır. Siirt Pırtike Çorbası coğrafi işaretle tescillidir.

Siirt dolması
Kuru patlıcan ve biberin kıymalı ya da zeytinyağlı pirinçli harçla doldurulmasıyla yapılır.

İsmeket köfte
Bulgur, haşlanmış patates, yağsız kıyma, yumurta ve soğanla yapılan bir köftedir.

Gebole
Un, şeker ve pekmezle yapılan, Şubat-Mart arasındaki “Gebole günlerinde” bereket dileğiyle pişirilen bir tatlıdır. Siirt Gebole Tatlısı coğrafi işaretle tescillidir.

İmçerket
Yoğrulup kesilen hamurun kızartılıp şekere batırılmasıyla yapılan tatlı bir hamur işidir.
Siirt'de gezilecek yerler
Siirt Ulu Cami

Caminin net olarak yapılış tarihi belli değildir. Mevcut bilgilere göre Selçuklu Sultanlarından Mugizüddin Mahmut tarafından Hicri 523, Miladi 1129 yılında onarım yapılmıştır. Çinili Minare olarak anılan Ulu Caminin minaresi, tipik Selçuklu mimarisini yansıtmaktadır. Selçuklu Sultanlarından Mugizüddin Mahmut tarafından yaptırılmıştır. Çinili Minare olarak anılan Ulu Caminin minaresi, tipik Selçuklu mimarisini örneklerindendir.
Siirt Veysel Karani Türbesi

Siirt’in Baykan İlçesine bağlı Ziyaret Beldesinde bulunan Veysel Karani Hz. Türbesi ile Aydınlar İlçesinde bulunan İbrahim Hakkı Hz. Türbesi İnanç Turizmi açısından önem arz etmektedir.
Veysel Karani İslam din büyüğüdür. Özellikle anne sevgisinin büyüklüğüyle anlatılır. Tam adı Üveys Bin Amir-i Kareni olan Veysel Karani, babasını dört yaşında kaybetmiştir. Deve çobanlığı yapmıştır. Baykan ilçesinde çok ziyaretçi çeken türbesi vardır.
Sağlarca Kaplıcası

Siirt’e 15 km. uzaklığında, Eruh yolu üzerindedir. Bu kaplıca suyunun deri ve kadın hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
Siirt Mağaraları

Siirt’in jeolojik yapısından dolayı çok sayıda mağara bulunur. Tarih boyuncu bunların bir bölümünü insanlar konut olarak kullanmıştır.
Kalkerli oluşumlar önemli yer tuttuğundan pek çok sayıda mağara oluşmuştur. Bunların bir bölümünde, insanlarca konut olarak kullanıldığını gösterir izlere rastlanmaktadır. Suya karşı direnci az olan kalkerlerin erimesi ile ortaya çıkan bu doğal mağaralar genellikle vadi boylarında yoğunlaşmıştır. Bunların en ünlüleri Botan Mağaralarıdır.
Siirt Yaylaları

Pervari İlçesindeki Çemikari, Cema ve Herekol yaylaları ile Şirvan İlçesinde Baçova yaylası yöre halkı tarafından ilgi görmektedir. Yaz, kış bol yağışlı olan bu yüksek platolar, zengin çayırlarla kaplıdır.
Kaynak: http://www.gezilebilecekyerler.com/siirtte-gezilecek-yerler/
Siirt'te kültür ve sanat
Halk Şiiri ve Ozanlar : Antolojilerde yöreden yetişmiş halk ozanlarının ürünlerine rastlanmamaktadır. Karma toplumsal yapı ve dil özellikleri, bunun en önemli etkenlerindendir.
Maniler : Siirt’te mani söyleme geleneği, öbür illerde olduğu gibi canlı ve yaygın değildir. Düğünlerde mani okuyucu kadınlar gelince, güveye ve kardeşlerine maniyi andıran arapça dörtlükler söyler. Bunlar daha çok bahşiş alma amacıyla söylenmiş övgüler niteliğindedir. Mani okuyucuların gün geçtikçe azalması, söylenen dörtlüklerin sürekli tekrarlanarak cazipliğini yitirmesi sonucu, bu gelenek ortadan kalkmış gibidir.
Siirt’te Kullanılan Atasözleri ve Deyimler : - İş na ehline verilmesin. - Akşam yağmurundan korkan, ikindiden tedbir alır. - Siyah köpek beyaz olmaz. - Söylemek adettir, gelse minnettir, gelmese devlettir. - Fakire nerden, zengine güle güle. - Çömlekçi kırık tastan su içer. - Deve besleyen kapısını geniş tutar. - Tilkinin bağladığı aslanı fare çözer. - Öküz yere düşünce bıçaklar bilenir. - Danışacak adam bulamayan, taşa danışsın. - Cumartesi-Pazar çalış, muhtaç olmamaya alış. - Dostumu tanıyana kadar, ömrüm son buldu. - Allah cahili, amir yapmasın. - Kıçında donu yok, canı paça istiyor. - Bilen bilir, bilmeyen bir tutam mercimek sanır. - Vadi tenha olunca, tilki vali olur. - Yazık o beldeye ki, amiri çocuk olsun. - Testiyi başaşağı dönder, kız anasına benzer, - Bazı musibet güldürür, bazısı ağlatır. - Hiç yoktan, bir fırt su da iyidir. - Nefsi uğruna hapsi boyladı. - Galip gelenin babası, Halep’e gitmiş. - Borç, göz ağrısından beterdir. - Alacaklı borçlusunu boğmaz. - Kötümserlik karartır, saadet aydınlatır. - İbrik efendi oldu, süpürge hanım. - At gelmeden yemini hazırladı. - Sadık dost arıyorum, dar günler için. - Ölüm olmasa darlık devam etmez. - On kişi bir arada, bir fare öldüremedi. - Her darlığın sonunda, ferahlık vardır. - Allah, “kalk beraber kalkayım” demiş, “yatta boğazına dökeyim” dememiş. - Ayaklarının kıymetini bilmeyen, ellerini yorar. - Allah erik vermiş, dişi olmayan ağza.
Siirt’in Şiirleri : Siirt’li olan Hilmi YAVUZ, doğu şiirlerinde, doğunun hüznünü, acısını dile getirir. Doğunun kalıtıyla başlayan kitapta doğunun sevdaları, ölümleri, kadınları, bebeleri, gurbetleri ve gurbetçileri yer alır. Bu şiirlerde doğunun tarihini, günümüzdeki yaşamını, bu hüzünlü, acı yaşama karşı sorulan soruları verir. “Doğunun Bebeleri” isimli şiirinde doğu, gerçekçi bir görünümle tüm olarak çizilir. Doğunun bebeleri taş bebek değildir acıyı trahom, gündüzü emek, günüyse bir gelecek için kullanır say ki anaları ova, babaları dağ ve emzikleri tüfek Doğuyu derinlemesine bir akışla anlatan bu şiirin ardından şair, “Doğudan Bir Kent” isimli şiirinde Siirt’i betimler. Siirt, doğunun acısını, hüznünü, dününü, bugününü simgeleyen bir kenttir. Siirt, ağaçsız gömütlük çocukluğu doğal kireç bir kent, orda her kuyu bir ermiş kadar su bilir hüzne kil, öfkeye kum bir kent, orda duyguyu doldurur boydan boya zakkum Siirt, rüzgarlı saralı gençliği yol geçen hanı bir kent, korkunun pirinci gibi ayıklar zamanı dilencisi, kör nergis bir kent, ölü bir balı gömer arıya peteksiz Siirt, üzümü ayna yaşlılığı beton laleden bir kent, orda güz bile kurur acıyla birlikte çürür gurbetler yüklükte ve ölüm, bir büyük aile gibi dağılır konaklarında
Kaynak:http://www.siirtmanset.com/kultur-sanat/siirt-kulturu-hakkinda-bilmedikleriniz-h24.html
Siirt'in tarihçesi
Siirt çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında Cilalı Taş, Bakır, Tunç, Hellenistik, Roma, Bizans ve İslam dönemlerine ait buluntular ortaya çıkmıştır. Kaynak, 3500 yıl öncesine dayandığı söylenen Akabe Yolu'nun bu kentte olduğunu da belirtir.
Şehir İslam egemenliğine 7. yüzyılda girmiştir. Anadolu Selçukluları döneminde bölge önce Artuklu yönetimindeydi. 1129'da yapılan Ulu Camii şehrin ana eseridir ve 1965'te restore edilmiştir. Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran Seferi'yle Osmanlı topraklarına katılan Siirt, Cumhuriyet'e kadar Bitlis sancağına bağlı kalmıştır.
Milli Mücadele'de Müdafaa-i Hukuk Derneği etkin olmuştur; Cemil Aydın Erzurum Kongresi'ne katılıp kararları Siirt şubesine getirmiştir. 1890'lardan itibaren azalan nüfus, yaklaşık 60.000'den 1914'te yaklaşık 30.000'e düşmüştür.
Siirt'e ulaşım
Karayolu
Diyarbakır-Siirt arasında uzanan doğu-batı doğrultulu karayolu ilin en önemli karayolu bağlantısıdır. Otogarın kent merkezine uzaklığı 1 km olup firma servisleri, Belediye Otobüsleri ve Şehir içi minibüsleri ile ulaşılabilir.
Demiryolu
Karayoluna paralel olarak Diyarbakır ve Batman üzerinden gelen demiryolu Kurtalan' da son bulur. İstasyonun kent merkezine uzaklığı 28 km dir.
Havayolu
Özel bir havayolu şirketi tarafından haftanın 2 günü (Salı,Cumartesi) Ankara bağlantılı İstanbula seferler düzenlemektedir.
Siirt'in ilçeleri
- Aydınlar
- Baykan
- Eruh
- Kurtalan
- Merkez
- Pervari
- Şirvan
Siirt'in ekonomisi
Siirt'in ekonomisi genel olarak tarım, hayvancılık, el sanatları ve kısmen sanayiye dayanır. En bilinen ürünü Siirt fıstığıdır; coğrafi işaretle tescillidir ve valilik açıklamalarına göre Türkiye'de fıstık üretiminde Siirt birinci sıradadır.
Pervari balı da bilinen bir üründür. Hayvancılıkta kıl keçisi, tiftik keçisi, sığır ve koyun yetiştirilir. Battaniye dokumacılığı da yerel üretimin parçasıdır.




Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…