İçeriğe geç
Munzur Vadisi Milli Parkı

Tunceli

  • Doğu Anadolu Bölgesi

Tunceli Hakkında

Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Tunceli İli, kuzeyde ve batıda Munzur Dağları ile Karasu Irmağı, doğuda Bingöl Dağları ve Peri Suyu, güneyde Keban Baraj Gölü ile çevrilidir. Belirgin doğal sınırlarla kuşatılmış olan il toprakları, doğuda Bingöl ve Elazığ, güneyde Elazığ, batı ve kuzeyde Erzincan illeriyle komşudur. 2000 Yılı Nüfus Sayımı sonuçlarına göre toplam 93548 kişilik nüfusa sahip olan Tunceli ili, o yıl Türkiye’nin en az nüfusa sahip iliydi. TÜİK’in 2025 verilerine göre 85.083 kişiyle Bayburt’tan sonra en az nüfuslu ikinci ildir. İlde 12 kişi/Km2 olan nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalamasına göre (73 kişi/Km2) çok düşüktür. Dağınık bir yerleşim düzenine sahip Tunceli’de, İl nüfusunun % 42’si köylerde, % 58’i il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır.

Tunceli, 7774 Km2 yüzölçümü ile Türkiye topraklarının % 1’ini kaplamaktadır.

Tunceli iline ulaşım sadece karayolu ile yapılmaktadır. Erzincan’ı Erzurum’a bağlayan kara ve demiryolları, ilin kuzey ve batısında doğal sınır oluşturan Karasu Irmağı Vadisi’nden geçmektedir. İl topraklarında kuzey-güney yönünde uzanan ve Erzincan’ı Elazığ’a bağlayan karayolu ise Tunceli kentinin içinden geçmektedir.

Güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru yükselen il topraklarının %70’ini dağlar, % 25’ini platolar, % 5’ini ise ovalar ve düzlükler oluşturmaktadır.

Dağlık ve engebeli alanlardan oluşan il topraklarının kuzeybatı, kuzey ve kuzeydoğu kesimini Doğu Torosların uzantısı olan Munzur (Mercan) Dağları engebelendirir. İlin en yüksek noktası, Munzur Dağları’nın doğusunda 3463 metre yükseklikteki Akbaba Tepesi’dir. Munzur Dağlarının yüksek kesimleri, İlin kuzey ve kuzeybatısında doğal sınır oluşturur.

Tunceli’de il topraklarından kaynaklanan pek çok suyu Karasu ve Murat Irmakları toplar. Karasu Irmağı kuzeybatısında, Peri Suyu’da güneydoğuda doğal sınır oluşturur. Bu ırmaklar ile il sınırları içerisinde akan Munzur Suyu, Pülümür Çayı ve Tahar Çayı, güneyde Keban Baraj Gölüne dökülür.

İlde dağların yüksek kesimlerinde yer alan çok sayıda küçük krater göllerinden başka önemli bir doğal göl yoktur. İlin güney sınırında Keban Baraj Gölü, çok büyük bir su yüzeyi oluşturmaktadır.

İldeki başlıca düzlükler, Ovacık ve Pülümür çöküntü alanları ile akarsu vadilerinin genişlediği kesimlerde yer alan küçük ovalardır. Eskiden tarım alanı olarak değerlendirilen bazı geniş düzlükler, Keban Baraj Gölü’nün suları altında kalmıştır.

İl topraklarının kuzeydoğu kesimi, Kuzey Anadolu fayının oluşturduğu deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır.

İlde karasal iklim hüküm sürmektedir. Kısa süren yaz ayları sıcak ve kurak geçmekte, kışlar ise soğuk ve yağışlı olup, uzun sürmektedir. Gece-gündüz arasında ısı farkları ile aylara göre ısı farkları çok yüksektir.

Tunceli ilinde fiziki coğrafya özelliklerine, iklim farklılıklarına ve çok zengin olan su kaynaklarına bağlı olarak ortaya çıkan bio-çeşitlilik, bitki örtüsü ve doğal peyzaj bakımından da zengin görüntülerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Doğu Anadolu Orman Kuşağı içinde kalan il topraklarının % 27’sini kaplayan ve genelde bodur ve baltalık meşe ağaçlarından oluşan ormanlar, ilin orta ve kuzey kesimlerinde yoğunlaşmaktadır. İlin kuzeyinde sıralanan dağların sarp ve dik yamaçları tamamen çıplak olup güney yamaçlarının alçak kesimlerinde yer yer meşe ve ardıç topluluklarına rastlanmaktadır. Dağların güneye doğru alçalan orta ve güney kesimlerinde, tek tek yükselen dağlarla, bu dağları birbirinden ayıran sırtlar genelde meşe ormanlarıyla kaplıdır.

Tunceli, yaban hayatı bakımından oldukça zengindir. Özellikle Munzur Vadisi ve çevresi yaban hayvanları için elverişli bir ortam sunmaktadır. Çengel Boynuzlu Keçi ve Bezuvar isimli iki tür dağ keçisi ile av kuşlarından Ur Kekliği, bu yöreye özgü ilginç ve nadir yaban hayvanı türleridir.

Munzur Suyu, kırmızı benekli alabalık türlerinin yetişmesine çok elverişli olup, özellikle yukarı çığırında bol alabalık yaşamaktadır. Ovacık İlçesinin doğusunda Munzur Suyunu oluşturan gözelerin 1-2 km. güneyinden başlayarak, başta Munzur Suyu ve Mercan Deresi olmak üzere Tunceli’ye kadar 80 km. alana yayılmış bulunan alabalık türleri, bu yöreye özgü nadir türlerdir.

İl nüfusunun % 42’sinin kırsal kesimde yaşadığı Tunceli’de temel ekonomik etkinlik tarım ve hayvancılıktır. Buna karşın ilde tarıma elverişli alanlar oldukça kısıtlıdır. Geleneksel el sanatları arasında bugün için kaybolmaya yüz tutmakla birlikte dokumacılık, çömlekçilik ve dericilik yapılmaktadır. Tunceli 1968 yılından beridir kalkınmada öncelikli il kapsamına alınmıştır. İlde bulunan sanayi kuruluşları un ve unlu ürünler, yem ve yün ipliği üretimi alanında faaliyet göstermekle birlikte sayılar da oldukça sınırlıdır.

Çeşitli kesimlerinde Jips içeren cevher yataklarına rastlanan Tunceli, yer altı kaynakları bakımından da yoksuldur. Pülümür yöresindeki tuzlalarda Haziran-Ekim ayları arasında tuz üretimi yapılmaktadır.

WhatsAppX

Tunceli'nin meşhur yemekleri ve tatlıları

  • Dövme Çorbası

    Dövme Çorbası

    Taze buğdayla yapılan bir çorbadır; ana yemekten önce içilir ve üzerine yağda kızdırılmış biber gezdirilerek servis edilir.

  • Dövme pilavı

    Dövme pilavı

    Dövme buğdayla yapılan bir pilavdır; Kahramanmaraş ve Erzincan’da da bilinir.

  • Gulik

    Gulik

    Ovacık'ta yetişen gulik otuyla yapılan bir yemektir; ot sebzelerle birlikte kavrulur.

  • Şir

    Şir

    Pişirilmiş hamur rulolarının üzerine yoğurt ve köy tereyağı dökülerek sıcak servis edilir.

  • Mantar Yemeği

    Mantar Yemeği

    Tunceli’de sıkça toplanan mantar genellikle sulu, bazen etle sotelenerek pişirilir.

  • Mumbar Dolması

    Mumbar Dolması

    Yörede bumbar da denir; koyun bağırsağına doldurularak yapılır, etli de etsiz de olabilir.

  • Kabak Tatlısı

    Kabak Tatlısı

    Kabuğu soyulan kabak şekerle pişirilir; Tunceli’de dut ve ayvadan da reçel yapılır.

Tunceli'de gezilecek yerler

Tunceli’nin, Çemişgezek ilçesinin güneyinde yer alan Keban Baraj Gölü altında kalan Pulur (Sakyol) Höyüğünde 1968-1970 yılları arasında yapılan kazılarda elde edilen bulgular, yöreye Kalkolitik Çağda (İ.Ö. 5500-3500) yerleşildiğini göstermektedir. Pulur’da bulunan Höyükte yapılan kazılarda kale görünümünde evlere, ocaklara, dibeklere, çeşitli öğütme araçlarına, çeşitli hayvan resimlerine, tunçtan yapılmış iğne ve kazma gibi çeşitli madeni eşyalara rastlanmıştır.

Munzur Vadisi Milli Parkını gezmeden, dertlere deva doğal ortamında kendiliğinden yetişen yaban dağ sarımsağını alıp yemeden, Kutudere mesire yerinde kavurma yemeden, yaz aylarında Pülümür Suyu’nda yüzüp serinlemeden, Munzur Suyu’nun çıkış yeri olan Ovacık ilçesinde bulunan 40 Gözeleri görmeden ve orada piknik yapmadan dönmeyin.

Ülkemizde tanınan meşhur Şavak tulum peynirini almadan, Munzur Vadisi Milli Parkı’ndaki ve Pülümür Vadisi’ndeki yabanıl yaşamı fotoğraflarla belgelemeden dönmeyin.

Arıların Pülümür Vadisi’nde bulunan yüzlerce çeşit çiçeklerden ürettiği doğal ve eşsiz lezzetteki her derde deva Pülümür balını almadan, Nazımiye Dereova Şelalesi’nin eşsiz güzelliği altında dinlenmeden ve güler yüzlü, hoşgörülü, konuksever Tunceli insanıyla tanışmadan dönmeyin.

Tunceli Gezilecek Yerler – Tarihi Yerler

Sivdin Köprüsü

Çemişgezek Kalesi, Ulukale Camii, Ferruh Şad Bey Türbesi ve Yelmaniye Camii gibi kıyıda köşede kalmış tarihi değerlere sahip olsa da, keşfedilmeyi hak eden şehirlerimizden biridir Tunceli.

Hiç bilinmeyen dönemlere götüren yapıtlarıyla yeniz ziyaretçilerini bekleyen şehrin gezi noktalarından biri olabilecek Sivdin Köprüsü’nden bahsedeceğiz bu sayfamızda.

Hakkında pek fazla bilgi bulunmayan Sivdin Köprüsü Çemişgezek ilçesinde yer almakta. Karar Deresi üstünde olup, tek bir kemerden oluşmaktadır köprü. Korkuluk duvarlarının moloz taştan yapıldığı görülmektedir ve tahminlere göre 12. veya 13. yüzyılda yapılmıştır. Çok fazla bir özelliği bulunmasa da şehre gelenlerin gezi durakları arasında yerini alabilir.

Tahar Köprüsü

Tahar Köprüsü

Yusuf Ziya Paşa Köprüsü olarak da bilinen Tahar Köprüsü, Tunceli’nin tarihi değerlerinden biridir.

Tahar Çayı üzerinde bulunan köprü, 1807 yılında inşa edilmiş olup, banisi Yusuf Ziya Paşa’dır. Köprünün toplam uzunluğu, 55 metre olup, yüksekliği 9 metreyi bulmaktadır. Tahar Köprüsü, 1856 yılında Diyarbakır’da Vali olan Akif Paşa tarafından onarılıp yenilenmiştir.

Göktepe Höyüğü

Tunceli-Mazgir’te bulunan Göktepe Höyüğü, aynı ismi taşıdığı köyde bulunmakta.

Göktepe Köyü’nün 500 metre güneyinden bulunan höyükte kapsamlı bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu sebepten dolayı, hakkında çok fazla bilgi yoktur. Höyüğe toprak bir yolla ulaşılmaktadır.

Til Höyüğü, Bağın Kalesi ve Mazgirt Kalesi bölgedeki gezilebilecek diğer yerler arasındadır.

Çemişgezek Kalesi

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde bulunan kale, günümüze harap bir şekilde gelmiştir.

Kalenin sadece duvarından küçük bir kısım kalmış olup, yapım tarihi ve kim tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmiyor. Tahar Çayı kenarındaki bir tepede bulunan kalenin yapımı sırasında moloz ve kesme taş kullanılmış olduğu görülmektedir.

Mahsume Hatun Türbesi

Mahsume Hatun Türbesi

Tunceli’nin Pertek ilçesindeki tarihi yapılardan biri olan Mahsume Hatun Türbesi, kitabesinin bulunmamasından dolayı kim tarafından ve hangi yıl yapıldığı hakkında kesin bilgiler yoktur.

Çevresinde bulunan diğer türbelerle aynı mimari yapıya sahiptir. Bu sebepten dolayı diğer türbeler incelendiğinde Mahsume Hatun Türbesi’nin XV. veya XVI. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

Günümüze harap bir şekilde gelen türbe, halk tarafından Besime Hatun Türbesi olarak da adlandırılmaktadır.

Ulukale Camii

Tunceli’nin ibadet mekanları arasındaki Ulukale Camii, tarihi değerini günümüzde de korumaya devam etmektedir. Cami, 1793 yılından bu yana önemini yitirmemiştir.

Ulukale Camii, Çemişgezek ilçesinde yer alan ve aynı ismi taşıdığı Ulukale Köyü’nde bulunuyor. Yapımı sırasında kesme taş kullanıldığı görülmekle birlikte, tüm pencereleri batı duvarlarına yapılmıştır. Sebebi ise caminin eğimli bir arazi üzerine kurulmuş olması. Doğudaki tek bir penceresi ise yukarıya taşınmıştır. Tek şerefeli minaresi ise daha geç bir dönemde eklenmiştir.

Caminin iç mekanı ise oldukça dikkat çekici.

Til Höyüğü

Til Höyüğü

Tunceli’nin tarih kokan köşeleri arasındaki Til Höyüğü, Mazgirt ilçesinde yer alan Kuşçu Köyü’nde bulunmaktadır. Til Höyüğü, köyün 1 kilometre kadar uzaklığındadır. Ulaşım açısından kolay bir yola sahiptir.

1996 yılında I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak kabul edilmiştir. Fakat bugüne kadar herhangi bir arkeolojik kazı çalışması yapılmamıştır. Tunceli’nin tarihi noktaları arasındaki Til Höyüğü’nden sonra, şehirde gezilecek alanlar arasında Bağın Kalesi, Uzun Hasan Türbesi veFerruh Şad Bey Türbesi yer alıyor.

Bağın Kalesi

Bağın Kalesi

Tunceli’nin Mazgirt ilçesinde bulunan Bağın Kalesi’nin tarihi M.Ö.’ye kadar dayanmaktadır.

Dedebağ Köyü’ne oldukça yakın olan kalenin Urartu Kralı Menuas tarafından yaptırıldığına dair bilgiler vardır. Kalenin kitabesi günümüzde Harput Müzesi’nde bulunuyor.

Bağın Kalesi’nin yapımında moloz taş kullanıldığı göze çarpmaktadır. Kalenin içerisine merdivenle çıkılıyor.

Bağın Kalesi, günümüzde Tunceli’ye gelen misafirlerin ilk gezi duraklarından biri. Bu heybetli kalenin ardından Uzun Hasan Türbesi , Mazgirt Kalesi ve Ferruh Şad Bey Türbesi gezilebilir.

Ferruh Şad Bey Türbesi

Tunceli’nin mistik mekanları arasındaki Ferruh Şad Bey Türbesi, Çemişgezek ilçesinde bulunuyor. Kitabesindeki bilgiye göre 1550-1551 yılları arasında yapılmış olan türbe, Emir Ferruh Şad Bey adına inşa edilmiştir.

Türbe sekizgen bir mimariye sahip olup, yapımı sırasında kesme taş kullanılmıştır. Mimarisi Selçuklu türbe geleneğine oldukça uygundur. Tunceli’nin gezilmesi gereken yerleri arasında; Uzun Hasan Türbesi ve Mazgirt Kalesi de yer alıyor.

Uzun Hasan Türbesi

Tunceli, çoğu insana uzak bir şehir olsa da tarihi mekanlarıyla gezilecek yerler arasında mutlaka olmalı. Eğer Tunceli’ye gitme planları yapıyorsanız, sizlere Uzun Hasan Türbesi’ni gezmenizi tavsiye ederiz.

Uzun Hasan Türbesi, Çemişgezek ilçesinde bulunmaktadır. İlçenin hemen girişinde yer alan bir kayanın üzerinde yer alır. Ulaşım açısından kolay bir noktadadır ve stabilize bir yola sahiptir. Türbede yatan kişinin Akkoyunlu Uzun Hasan’a ait olduğu söylenmiş olsa da, buradaki yatan kişi farklıdır. Kitabesindeki bilgiye göre türbe iki kişiye aittir, fakat tek sandukadır. Türbenin mimarisi sekizgen olup, yapımında kesme taş kullanıldığı görülmektedir.

Tunceli gezinize Mazgirt Kalesi’ni, Munzur Vadisi Milli Parkı’nı veÇelebi Ali Camii’ni dahil edebilirsini

Yelmaniye Camii

Tunceli’nin tarihi yapılarından biridir Yelmaniye Camii. Çemişgezek ilçesinde bulunan caminin mimarisi hakkında kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte; kitabesine göre Timur devrinde Taceddin Yalman tarafından inşa ettirilmiştir.

Yelmaniye Camii, halk tarafından Eski Camii olarak anılmaktadır. Dönem dönem onarımlardan geçen cami kısmen de olsa orijinalliğini koruyamamıştır. Yelmaniye Camii’nin güneyinde bulunan bazı kalıntılar, ilk dönemlerde bir külliye özelliği taşıdığının göstergesidir. Aynı zamanda süslemeleriyle de önemli bir yere sahiptir Yelmaniye Camii. Tunceli gezinizde rotanızı Yelmaniye Camii’ne çevirmeyi unutmayın. Şehrin tarihine ışık tutan yapıları arasındaki Baysungur Camii, Mazgirt Kalesi, Eltihatun Camii ve Çelebi Ali Camii’ni ziyaret edebilirsiniz.

Çelebi Ali Camii

Doğu Anadolu’nun şehirlerinden biri olan Tunceli’ye yakın bir zamanda gitmeyi planlıyorsanız, Çelebi Ali Camii’ni gezi listenize dahil etmenizi öneririz.

Mimari açıdan Baysungur Camii’ne benzeyen Çelebi Ali Camii, Pertek ilçesinde bulunmaktadır ve 1570 yılında Çelebi Ali tarafından inşa ettirilmiştir. Caminin yapımında taş ve moloz taşı kullanılmış olup kareye yakın dikdörtgen planlıdır. İbadet mekanının üzeri içten kubbeli olup, dıştan kasnaklı külahla örtülüdür. Aynı zamanda ibadet mekanı, sivri kemerli pencerelerle aydınlatılmıştır. Çelebi Ali Camii’nde dikkat çekici bir bezeme bulunmasa da sade mimarisiyle görülmeye değerdir. Tunceli’nin tarihi mekanlarını gezerken; Eltihatun Camii’ni, Baysungur Camii’ni ve Mazgirt Kalesi’ni ziyaret etmeyi unutmayın.

Mazgirt Kalesi

Tunceli’nin tarihi bir kalesi olan Mazgirt Kalesi’nin geçmişi Urartu dönemine kadar inmektedir.

Mazgirt ilçesinde bulunan kale, M.Ö. IX. yüzyılda inşa edilmiştir. Kalenin içinde bulunan Urartu kitabesine göre, Urartu Kralı II. Rusas zamanında yapılmıştır. Mazgirt Kalesi’nin yapımı sırasında kayalardan ve moloz taşlardan yararlanıldığı görülmektedir. Kalenin girişi bir mağaradan oluşmaktadır ve girişe bir merdivenle çıkılmaktadır. Mazgirt Kalesi’nin içine girdiğiniz zaman geç devirlere ait yel değirmenlerinin kalıntılarını göreceksiniz.

Tunceli’nin tarihi yapıları arasındaki Mazgirt Kalesi’ni ziyaret duraklarınıza ekleyebilirsiniz. Kaleyi gezdikten sonra rotanızı; Eltihatun Camii’ne, Munzur Vadisi Milli Parkı’na ve Baysungur Camii’ne çevirmeyi unutmayın.

Eltihatun Camii

Tarihi hakkında çok fazla bilgi olmayan Eltihatun Camii, Tunceli’nin Mazgirt ilçesinde bulunmaktadır.

Eltihatun Camii’nin kitabesinin günümüze kadar gelememiş olmasından dolayı hakkında bilinenler tahminlerin ötesine geçemiyor. Caminin yapısı incelendiğinde Akkoyunlu dönemine ait olduğu düşünülmüştür. Son cemaat yerinin kuzeyinde bulunan çeşmenin kitabesi 1252 yılında yapıldığı bilgisini verdiği için, caminin de aynı dönemlerde inşa edildiği bilinmektedir. Eltihatun Camii, kesme taştan yapılmıştır. İbadet mekanı dörtgen planlıdır ve mekan sütunlarla üç sahna ayrılmıştır.

Tunceli’nin geçmişine tanıklık eden cami, rotanızı çevireceğiniz yerler arasındadır. Tunceli’nin tarihi kalıntılarından biri olan Eltihatun Camii’nin ardından; Baysungur Camii’ni ve Munzur Vadisi Milli Parkı’nı keşfetmek için yola koyulabilirsiniz.

Baysungur Camii

Eğer Tunceli’yi keşfetmek için planlar yapıyorsanız ve kendinize bir gezi listesi hazırlığı içerisindeyseniz Baysungur Camii’ni listenize dahil etmeyi unutmayın.

Pertek ilçesinde bulunan Baysungur Camii, 1572 yılında bu yana ayakta kalmayı başarmış yapılardan biridir. Cami,Çelebi Ali Camii’ne mimari açıdan benzemektedir. Şehrin tarihini yansıtan cami, kesme taştan inşa edilmiştir. Son cemaat yeri üç bölümlü ve üç kubbelidir. Aynı zamanda son cemaat yerinde ibadet mekanının giriş kapısının taş işçiliği görülmeye değer detaylar arasındadır. Tunceli’nin bilinmeyen yerlerini keşfedeceğiniz yolculuğunuzaMunzur Vadisi Milli Parkı’nı da eklemelisiniz.

Munzur Vadisi Milli Parkı

Munzur Vadisi Milli Parkı

Doğu Anadolu’nun doğal güzellikleri arasında bulunan Munzur Vadisi, 1971 yılında milli park olarak ilan edilmiştir.

42.000 hektarlık bir alanı kapsayan Munzur Vadisi Milli Parkı, akarsu kaynakları, endemik bitki türleri, hayvan türleri ve bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir.Tunceli-Ovacık arasında uzanan milli parkta dağ keçileri, av kuşlarından ur kekliği diğer hayvan türlerine göre sayıda fazladır. Bunun yanı sıra 1518 bitki örtüsü 227 çeşit endemik bitkisi bulunmaktadır. Endemik bitkilerinin bazılarını ise; çan çiçeği, Erzincan kirazı, bindebirdelik otu, Munzur kekliği, Munzur düğün çiçeği ve dağ çayı oluşturmaktadır.

Tunceli’ye yolunuz düşerse Munzur Vadisi Milli Parkı’nı mutlaka ziyaret etmenizi öneririz. Özellikle haziran ve eylül aylarında gitmenizi öneririz bölgeye. Milli parkta balık tutabilir, spor yapabilir ve piknik düzenleyebilirsiniz. Tabii bu muhteşem doğa kamp kurmanıza da izin veriyor. Munzur Vadisi Milli Parkı sizlere bol oksijenli bir havada eğlenceli vakitler sunacak.

Kaynak: http://www.gezilebilecekyerler.com/tuncelide-gezilecek-yerler/

Tunceli'de kültür ve sanat

Tunceli’de geleneksel el sanatları arasında en yaygın olanlar halı, kilim, cicim ve palaz dokumacılığı,dericilik ve çanak-çömlek yapımıdır. Günümüzde halı ve kilim dokumacılığı ilçe merkezlerinde; çanak-çömlek yapımı ise daha çok köylerde yaygındır.


Dokumacılık
İlde temel ekonomik faaliyetin hayvancılık olması, geleneksel el sanatları arasında dokumacılığın ön plana çıkmasını sağlamıştır. Yörede yünden yapılan halı, kilim, çanta, heybe, çorap ve keçi kılından çuval, palaz, harar, örken gibi el dokumaları yapılmaktadır. Pamuk ipliğinden çizgili olarak dokunan ve çoğunlukla kadın şalvarlarında kullanılan manusa (arap dudağı), günümüzde yaygın değildir. Yöreye özgü el sanatları arasında önemli bir yeri olan cicim dokumacılığı, Hozat’ın Dervişcemal Köyünde halen sürdürülmektedir.


Yörede günümüzde de bitki köklerinden elde edilen doğal boya kullanımı yaygındır. Süslemelerde geometrik biçimlerle oluşturulmuş kompozisyonlar yaygındır. Bitki ve hayvan motiflerine daha çok aşiret dokumalarında rastlanır.


Halı dokumacılığı Mazgirt, Çemişgezek, Pülümür ve Ovacık ilçelerinde gelişmiştir. Özellikle Ovacık ilçesinin Yeşilyazı Bucağında dokunan Kemaliye türü ince halılar ünlüdür. Yöre halılarının ortak özellikleri, ilmek iplerinin uzun kesilmesi, kök boya ve doğal renk kullanımıdır. Yaygın olarak lacivert, kırmızı, tuğla kırmızısı, yeşil, pembe, sarı ve turuncu renkleri kullanılır.



Yörede ‘mazman’ denilen göçebe tezgahlarında küçük boyutlu olarak dokunan kilimlerde motiflerde küçüktür. Motifler, çözgü yönüne göre aynı renk dikey veya yatay sular halinde sıralanır. Kumaş dokumacılığı daha çok aşiretlerde yaygındır. Bunlar yünden iki iplik tekniğinde dokunur. Beyaz ve siyah renkli kumaşlara yörede ‘barason’ kumaşı denir.



Çanak-Çömlekçilik
Çemişgezek ilçesinin Karahisar Köyündeki yaygın çanak-çömlek yapımcılığı, günümüzde kaybolmaya başlamıştır. Kadınlar kırmızı killi topraktan başta güveç, kazan kapağı, ibrik, ayran leğeni, yayık ve pekmez küpü gibi kaplar yapmaktadırlar.

Tunceli’de günümüzde örnekleri çok az görülmekle birlikte, koyun derisinden namazlık, keçi derisinden tuluk (Sütün yağını çıkarmak için kullanılır), dağarcık, öküz ve inek derisinden de çarık,atların palan kayışları, eğerleri, üzengileri ve dizginleri yapılır.



Ağaç Oyma - Ahşap İşçiliği

İlimiz merkezinde iki adet saz yapım ve onarım atölyesi birer usta ile varlığını sürdürmekte ve sipariş üzerine çalışmaktadırlar.
Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar Beldesinde turistik amaçlı çeşitli hayvan figürleri üzerinde çalışan ve işten artan zamanını değerlendiren bir sanatkâr mevcuttur. Çeşitli ağaç köklerini ve dallarını kesip-oyarak akla gelen her türlü hayvan figürünü yapmaktadır.



Yine aynı beldede, çok eski olan semercilik ve nalbantlık meslekleri az sayıda da olsa sipariş almakta ancak, hayvancılığa bağlı olarak yok olma ile yüz yüze bulunmaktadır.

Kaynak: https://www.forumlordx.net/misafir-soru-ve-cevaplari/67718-tunceli-nin-kulturel-ozellikleri.html

Tunceli'nin tarihçesi

Eski Yunan tarihçi ve coğrafyacıların bu yöreye Daranis ve Derksene adlarını verdiği aktarılır.

Dersim adı 1935'te Tunceli olarak değişti ve bölge il oldu. Özel statüsü nedeniyle il bir süre Elazığ'dan yönetildi.

Merkez, 30 Aralık 1946 tarihli ve 4993 sayılı kanunla Kalan (Mamekiye) kasabası olarak belirlendi; şehir bugünkü yerinde bu karardan sonra gelişti.

Tunceli'ye ulaşım

Karayolu
Tunceli, güneyden Elazığ, kuzeyden Erzincan ve Erzurum illerine bağlayan devlet karayolu üzerindedir.

Havayolu
Tunceli’ ye en yakın havaalanı, kent merkezine yaklaşık olarak 120 km uzaklıkta yer alan ve iç hatlara hizmet veren Elazığ Havaalanıdır.

Tunceli'nin ilçeleri

  • Çemişgezek
  • Hozat
  • Mazgirt
  • Merkez
  • Nazımiye
  • Ovacık
  • Pertek
  • Pülümür

Tunceli'nin ekonomisi

Tunceli'nin ekonomisi büyük ölçüde tarıma ve hayvancılığa dayanır. Arazi çok engebeli olduğundan ekim alanları sınırlıdır; bu yüzden hayvancılık en önemli gelir kaynaklarından biridir ve koyun ile tiftik keçisi öne çıkar.

Bal ilin gözde ürünlerindendir. Özellikle Pülümür ve Ovacık'ta yılda ortalama 450 ton organik bal üretildiği belirtilir. Munzur balı coğrafi işaret de aldı. Pülümür'de her yıl ağustosta bal festivali düzenlenir.

İlde büyük ölçekli sanayi tesisi yoktur.

Fotoğraflar

  • Tunceli fotoğrafı 1

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

    Tunceli hakkında yorum yazın

    Hesap gerekmez. Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır. E-posta adresi istemiyoruz.

    0 / 2000