
Hatay
- Akdeniz Bölgesi
Hatay Hakkında
Hatay, Türkiye’nin en güneyinde, Akdeniz ile Suriye sınırlarının kesiştiği noktada yer alır. Hatay ülkenin en kalabalık 13. şehridir. Hatay ilinin merkez ilçesi Antakya’dır. Bu bölgede yapılan arkeolojik kazılar bölgenin tarihsel geçmişinin Kalkolitik Çağ’a kadar uzandığını göstermektedir. M.Ö. XVII. Yüzyılın sonlarına kadar Mısır uygarlığının hâkimiyetinde kalan bölge, bu tarihten itibaren ardı ardına Hitit, Asur, Babil, Pers ve Makedonya krallıklarının egemenliği altına girmiştir.1516 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Osmanlı hakimiyetine giren Hatay, dört asır Osmanlı hakimiyetinde, Halep vilayeti merkez sancağına bağlı bir “kaza merkezi” olarak yönetilmiştir. I.Dünya Savaşı sonrası belli bir dönem Fransız işgalinde kalan Hatay, 7 Temmuz 1939’da Anavatana katılmıştır.
Hatay'ın meşhur yemekleri ve tatlıları

Kaç tane yediğini anlamazsın: Oruk
İnce bulgurun hakkını vererek açılan incecik bir köfte düşünün. İçinde bol yağlı, salçalı bir kıyma harcı. Ve bir de çıtır çıtır kızartıldığını düşünün. İşte karşınızda oruk!

Acı severleri böyle alalım: İskenderun döneri
Hataylıların bayıla bayıla hatta ağızları yana yana yediği, yemelere doyamadığı bir dönerdir. Acısız istediğinizde bile gelen döner ağzınızı tatlı tatlı yakmaya yeter. En büyük özelliği ise en son kısmına geldiğinizde dürümün dibinde biriken sosu ve etin yağıymış.

Mezelerin olmazsa olmazı: Humus
Birçok yörede yapılan humusun Hatay mutfağında da yeri oldukça büyük. Özellikle günlerin, davetlerin, misafirlerin ağırlandığı özel akşam yemeklerinin baş tacıdır kendisi.

Bulgurun en güzel hali: Fellah köftesi
"Kıymasız köfte mi olur?" diyenlere tokat gibi bir cevap olabilir bu lezzetli bulgur köftesi. Malatya mutfağında da başköşede yeri olan fellah köftesi, Hatay mutfağında da bol maydanozlu olarak karşımıza çıkıyor. İyi ki de çıkıyor!

Ekmekleri değerlendirmenin en iyi yolu: Muhammara
Bayat ekmek içleri ile hazırlanan bu ezmeye Gaziantep ve Hatay ortak yemeklerinden biri diyebiliriz. İçine salça, sarımsak, ceviz ve baharat konuluyor. Ve sonra da yemelere doyulmuyor.

Uzak diyarlardan geldi: Mütebbel
İçinde tahin, yoğurt ve patlıcanın olduğu bu lezzete Suriye yemeği diyen de var onun için Arap yemeği diyen de. Biz bu tartışmaların çoook uzağında kalarak bu güzelim mezeyi her şekilde kabul edenlerin arasında yerimizi almak istiyoruz.

El emeği göz nuru: Şişperek çorbası
Bu lezzetli çorbanın ana malzemesini yoğurt ve pirinç oluşturuyor. Ancak sadece bu ikiliyle yetinmiyor içine soğan da giriyor, kıyma da, baharatlar da. Özenle açılan hamurdan incecik parçalar da kesilip eklenince ortaya başlı başına bir ziyafet çıkıyor.

Pratik mi pratik: Hettüş salatası
Bayat ekmekleri değerlendirmek için bundan daha lezzetli bir yol olamaz. İçine soğan, domates, semizotu, nane, dereotu gibi malzemeler giriyor. Ekmekler biraz fırınlanıyor. Pratik doyurucu bir salata çıkıyor ortaya. Salata dediğimize bakmayın, ana yemek olarak da yiyenler var.

Hatırladıkça iç çekersin : Biberli ekmek
Yumuşacık bir hamurun, ev yapımı biber salçası, sürke, zahter ve diğer baharatlarla buluştuğu bir lezzet. Hataylılar bu işi biliyor.

Tam bir enerji deposu: Kömbe
Özellikle bayramlarda yapılan bu güzelliğe, sadece kurabiye demeye dilimiz varmıyor. Özel baharatı ve kalıbıyla gönülleri fetheden kömbe, içinde gerçek hazine saklıyor. Cevizlisi, hurmalısı, sadesi, zeytinlisi... Tam bir enerji deposu!

Etini özel seçersin: Kağıt kebabı
Kağıt kebabı, ‘iyi ki varsın Arap mutfağı’ dedirtiyor. Kasapta seçilen etler elde kıyılıyor. Salça ve baharatlarla buluşuyor. Domates, biber ve soğanla fırına veriliyor. Aç karna yiyenler tamam da, tok karna bile yeniliyor.

Baş tacıdır: Zahter salatası
Salata deyip geçmemek lazım. Hatay’da salatanın yeri bile ayrı özel, ayrı güzel. Mis gibi mayhoş zahterler, koyu kıvamlı nar ekşisi, soğuk sıkım zeytinyağıyla harmanlanıyor. Ortaya baş tacı etmelik, ekmek banmalık bir lezzet çıkıyor.

Tabak tabak yedirir: Ispanaklı borani
Ispanaklı borani, ıspanak kökleri ve yaprakları, pirinç, nohut, bol ekşi ve diğer malzemeler ile pişiyor. Hataylıların bir iddiası da şu yönde: Ispanak sevmeyene bile tabak tabak yedirtir.

Bu peynir başka peynir: Sürk
Öyle bildiğimiz peynirlere benzemez sürk. Çökelek peyniri, acı pul biber, kekik ve kaya tuzu ile yoğurulup, güneşte kurutulur. Sonra gelsin sürk kavurması, salatası, kahvaltısı, böreği, biberli ekmeği.

Kapanışa yakışır bir lezzet: Künefe
Künefe için satır satır laflar yazmaya pek de gerek yok diye düşünüyoruz. Yapımında kullanılan özel peyniri, sıcacık şerbeti.
Kaynak: https://yemek.com/hatay-yemekleri/
Hatay'da gezilecek yerler
Hatay Arkeoloji Müzesi, mozaikleriyle bilinir; mozaikler toplam 3.250 m² alanı kaplar. Bina 1938'de tamamlandı, müze 23 Temmuz 1948'de açıldı.
Antakya'da Aziz Petrus Kilisesi, Stauris Dağı'nın batısında kayaya oyulmuş yaklaşık 13 m derinliğinde bir mağaradır ve Hristiyanlığın en eski kiliselerinden biri sayılır. Antakya–Samandağ yolundaki Aziz Simeon Manastırı 6. yüzyılda yapıldı. Samandağ'daki Titus Tüneli toplam 1.380 m uzunluğundadır ve 2014'te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alındı.
Habib-i Neccar Camii 11. yüzyılda yapılmış, 19. yüzyılda Osmanlı tarzında yenilenmiştir; hem Müslümanlar hem Hristiyanlar ziyaret eder. 6 Şubat 2023 depremlerinde ağır hasar aldı. Erzin yakınlarındaki İssos Antik Kenti ise MÖ 333'teki İssos Savaşı'nın yapıldığı bölgedir.
Hatay'da kültür ve sanat
Folklorun bir çok dalında olduğu gibi dans-ların müziği de oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Araştırmanın bubölümün-de yöredeki müziklerin tamamını incelemek mümkün değildir.
Yörenin geleneksel çalgıları davul, zurna ve argındur. Ama bugün halk çalgılarımızın bir çoğu Halk oyunları ekiplerine eşlik etmektedir. Aşağıda yörenin Halk oyunları ezgilerinden bazılarının notaları ve davul vuruşları notaları ile Argın hakkında bilgi yer almaktadır.
EL SANATLARI
Sanat ve sanat ürünleri çağdan çağa ve toplamdan topluma çok farklı biçimlerde değerlendirilmiştir, ama buna karşın bütün insanlık tarihi boyunca var olmuştur.
CamcılıkDünya üzerinde, camın ilk elde edildiği yerleşim bölgelerinden birisi, Antakya-Suriye – Filistin civarıdır. Finike-Kilikya-Roma döneminde çok sayıda cam eser ve ziynet eşyası üretilmiştir. Antakya ve civarında bu yöreye özgü yeşil cam üfleme sanatı çok gelişmiş ve eski camlardan eritilip tekrar kazanım yönetimiyle üretim yapılmıştır. Antakya’da çok sayıda cam ustası vardır. Bazı ustalar birleşerek atölye ve işletmeler açmışlardır.
İpekçilik-DokumaGeçmişte Samandağ ve Harbiye’ye bağlı köylerin çoğunda hemen hemen her evde üretilen ve beslenen ipek böcekçiliğinin bugün artık yok olmakta olduğunu görüyoruz. Hatay’da ipek böceği kozası ile ipek üretimi tarihe karışırken baba mesleği diye devam etmeye çalışan bazı aileler tarafında yaşatılmaya çalışılmakta ve Türkiye’ye tanıtılmaktadır.İpek kumaşı çok sağlam ve dayanıklıdır. Ses ötesi concorde uçaklarının burnundaki kaplamada ve çelik yeleklerde kullanılmaktadır. Yakın döneme kadar yalnızca giyim sanayi de kullanılan ipek böylece silah sanayine de girmiş oldu. Dayanıklılığı 20 yıldır.Hatay’da dokumacılık ahşap tezgahlarda, çözgü ipleri uçlarına, tahta çubuklar ve çakıl taşları bağlanıp gerilerek yapılır. Bu tezgahlarda genellikle çarşaf, pike cibinlik dokunur.
HasırcılıkÖrmek, İp örmek değil ama hasır örmek bambaşka bir şey… bir de buğday ve çavdar saplarıyla olursa.. yerli ve yabancı turistlerin en çok rağbet gösterdiği hasır örme ürünleri; çanta, tabak, cirem, pano, yarım tabak, ve kayıktır. Hatay’da da bu geleneği sürdüren en bilinen isim Niyazi KÖLEOĞLU’dur.
HeykelcilikHatay’da heykelcilik sanatını sürdüren Şıh Ali ve çocukları genellikle siya taş üzerine Tanrı ve tanrıça heykelleri yapmaktadırlar. Kuşaklar değil uygarlıklar arasındaki köprülerden gezinen taş oyma ustalarının hiçbir eğitim almadan sadece gördüklerini ve hayal edebildiklerini taşları yontarak, taşlara hayat veren bu insanlar sanatlarını halen kendi çabalarıyla sürdürmektedirler.
SikkecilikTarihte bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış Harbiye’nin zengin tarihsel birikimi sikkelerini bugüne taşıyanlardan İbrahim ( Mehmetoğlu) Sünel’dir.Harbiye’nin tarihi de sanatçıyı bu işe itmiş. Çok zengin kültüre ev sahipliği yapmıştır. ( Daphne ) Harbiye, Yunan Roma Gerek Roma, Osmanlı ve Anadolu’da yaşayan bilinen tüm uygarlıkların mertebe benzeterek turistlik hediyelik eşya üretiyor.Sikkeleri yapmak için bronz, gümüş ve altın kullanılıyor. El emeği ve göz nurunun somutlaşarak bir eser olarak şekillenmesi sanatçıya mutluluk veriyor.
Defne SabunuAna maddesi bitkisel ve hayvansal yağların yağ asitlerinin alkalilerle reaksiyon sonucunda elde edilen genellikle temizleyici olarak kullanılan bir mamuldür. Defne ağacının meyve (Fructus Lauri) ve yapraklarında elde edilen defne yağı (Oleum Lauri) sabun imalinde ve hekimlikte kullanılır. Meyvesi Fiorivente Alkolatının bileşimine girdiği için mideydi terletici ve idrar sökücü olarak, ayrıca romatizmal ve cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılan defne yağı veyaprakları son yıllarda dış ülkelere ihraç edilmektedir.
Normal iklim koşullarında yıllık defne yağı rezervi Hatay Bölgesinde yapılan son araştırmalar göre 150-250 ton arasındadır. Defne yağını çıkaran herhangi bir sanayi kuruluşu yoktur.Bu yağ köylüler tarafından basit usuller ile 8-12 saat haşlanarak çıkarılır. Bu yağlarla ve katkı maddeleri ile sabun üretimi yapılamaktadır.
Ahşap Oymacılığı:
Oyma ahşap malzeme üzerine yapılan bir çizimin özel kesici aletlerle istenmeyen yerlerinin yontulmasıyla elde edilmesi sanatıdır. Bin yıllık bir gelenektir. Hatay’da ahşap oymacılığı geleneğini sürdüren ve bu alanda en çok tanınan usta Ali ALTUN’ dur.
Yakma Resim:
“Dağlama resim” olarak da bilinen yakma resim, aslında gölgelendirme tekniği olarak yapılan ve özellikle ahşap tahta vb. malzemeler üzerine kızgın metal kalemlerle ( değişik uçlara sahip havyalar) yakılıp işlenmesiyle gerçekleştirilen bir sanattır. . Hatay’da yakma resim alanında en bilinen ustalar Naim ve Zeynep GÜLBOL’ dur.
TÜRKÜLERİ VE HALK ÇALGILARI
Yörenin geleneksel çalgıları davul, zurna ve argındur. Ama bugün halk çalgılarımızın bir çoğu Halk oyunları ekiplerine eşlik etmektedir.
Zanbır (argın) : yok olmak üzere olan bir kültürel mirasımız. Zanbır’ın Hatay'da bilinen son icracı Selim ASLANYÜREK . Zanbır kemikten yapılan bir alettir.
Ney: Kargı adı verilen budaklı bir kamıştan yapılan ve kökleri Sümerlere kadar uzanan ney, üflemeli sazlar içinde yer alan bir çalgıdır. Dünyada Nil kıyıları dışında en kaliteli kamışların yetiştiği bölge Hatay’ın Samandağ ilçesi Asi nehrin kıyılarıdır. Hatay’da tanınmış ney yapım ustaları ve icracıları İzzet ÖZKAN ile Cemil KAHİLOĞULLARI’ dır.
YÖRESEL KIYAFETLER
İnsan oğlu varolduğundan beri giyim önemli bir yer oluşturmuştur. 20. yüzyılın başlarında el işlemeciliği, ipek dokumacılığı giysiyi etkilemiştir. Daha sonra teknolojinin gelişmesine paralel olarak makine işlemeciliği ve pamuklu dokumalar yer almıştır. İpek dokumacılığı günümüzde Samandağ ve Harbiye’de dokunup kullanılmaktadır.
Kadın Giysileri| 1 | Başa Giyilenler | Fes, Tarbuş, Kefiye, Tülbent (Yazma, Yağlık, Eşarp, Yaşmak) |
| 2 | İçe Giyilenler | Elbise (Entari, Fistan), Şalvar |
| 3 | Dışa Giyilenler | Yelek . Sako, Cepken |
| 4 | Ayağa Giyilenler | Çorap, Yemeni |
| 5 | Bele Bağlananlar | Bel Kuşağı, Kemer |
| 6 | Takılar | Altın penez, Gümüş kolye, Bilezik, Beşibirlik |
| 7 | Aksesuarlar | Tavuz Tüyü ,(Tezzak, Tezat) Saç bağı (Kaytan) |
| 8 | Süsler | Sürme, Kına |
| 1 | Başa Giyilenler | Arakçık (Terlik), Arakçık bağı (poşi), Kefiye |
| 2 | İçe Giyilenler | Gömlek, Yelek |
| 3 | Dışa Giyilenler | Aba ( Kimlik aba, Sırmalı aba, (Halep veya mat), Şalvar |
| 4 | Ayağa Giyilenler | Çorap, Yemeni, Edik |
| 5 | Bele Bağlananlar | Bel Kuşağı, (Poşi) |
| 6 | Takılar | |
| 7 | Aksesuarlar | |
| 8 | Süsler |
Hatay'ın tarihçesi
Hatay yöresi, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir.Yöredeki yerleşmelerin tarihi, yaşamı kolaylaştıran ılıman iklim koşulları ve verimli toprakların varlığı nedeniyle, İ.Ö. 100,000’le başlatılan Orta Paleolitik Dönem’e uzanmaktadır.
Hatay yöresini çekici kılan ve tarihin her döneminde göçlere açık olmasını sağlayan bir başka özellik de, Anadolu’yu Çukurova yoluyla Suriye-Filistin’e bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmasıdır. Ayrıca, Mezopotamya’dan Akdeniz’e çıkmak için kullanabilecek en uygun limanlar yine Hatay yöresindedir.
Hatay adının kaynağına ilişkin ilk bilgiler İ.Ö. 1200’le başlayan Genç Hitit prenslikleri dönemine tarihlenmektedir. Bu dönemde, Amik Ovası´ndaki Hitit Prenslikleri’nin birleşerek Hattena Krallığı adını aldıkları bilinmekte, Hatay adının da buradan geldiği sanılmaktadır. Yöreye bu adı 1936’da Atatürk vermiştir. Hattena Krallığı’nın başkenti, bugünkü Kırıkhan yakınlardaki Kanula (Çatalhöyük) te kalıntıları bulunan yerleşim yeridir.
Hatay ilinin merkez ilçesi olan Antakya’nın ise İ.Ö. 300 yılında Seleukos, 1. Nikator’un babası Antiokhos’un ismi verilerek Antiokheia ismi verilmiştir
Kaynak: http://www.hatay.gov.tr/tarih
Hatay'a ulaşım
Hatay’a İstanbul ve Ankara’dan uçak seferleri ile Mersin’den tren seferleri ile ulaşmak mümkündür. Bununla beraber Türkiye’nin her bölgesinden otobüs firmaları da kentte doğrudan sefer düzenlemektedir.
Hatay'ın ilçeleri
- Altınözü
- Antakya
- Belen
- Dörtyol
- Erzin
- Hassa
- İskenderun
- Kırıkhan
- Kumlu
- Reyhanlı
- Samandağ
- Yayladağı
Hatay'ın ekonomisi
Hatay'da turunçgiller en önemli geçim kaynaklarındandır. Zeytincilik de yaygındır ve Altınözü zeytin üretiminde öne çıkar. Tarla tarımı tarım arazisinin yaklaşık %63'ünde yapılır.
Sanayide İskenderun Demir Çelik (İsdemir) 1970'lerde kurulan Türkiye'nin üçüncü demir-çelik fabrikasıdır. İlde 8 organize sanayi bölgesi vardır. İskenderun Limanı Türkiye'nin büyük limanlarından biridir.
6 Şubat 2023 depremleri Hatay'ı ağır etkiledi; Antakya, Kırıkhan ve Defne en çok zarar gören ilçeler oldu. İl nüfusu 2022'deki 1.686.043'ten 2023'te 1.544.640'a düştü.



Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…