İçeriğe geç
Sinop Kalesi’nin kıyıdaki burcu

Sinop

  • Karadeniz Bölgesi

Sinop Hakkında

Sinop, Karadeniz Bölgesi’nin en özel ve tek doğal limanıdır. Tarih boyunca farklı medeniyetlerin hakimiyetinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Sinop doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi kalıntılarıyla da ilgi çeken önemli şehrimizdir.

WhatsAppX

Sinop'un meşhur yemekleri ve tatlıları

  • Mısır çorbası

    Mısır çorbası

    Mısır, kemikli kuzu eti, salça ve katı yağla yapılan bir çorbadır.

  • Mısır tarhanası

    Mısır tarhanası

    Tarhananın Karadeniz’de mısır unuyla yapılan çeşididir.

  • Sinop mantısı

    Sinop mantısı

    Cevizli mantı yöreye özgüdür; tereyağı, yoğurt ve ufalanmış cevizle servis edilir. Sinop Mantısı coğrafi işaretle tescillidir.

  • Nokul

    Nokul

    Üzümlü, cevizli, kıymalı ve yoğurtlu olarak hazırlanır. Sinop Nokulu coğrafi işaretle tescillidir.

  • Islama

    Islama

    Tavuk, un ve cevizle yapılan bir yemektir; yumuşak hamurdan açılan yufkalar tavuk suyuyla ıslatılır.

  • Sirkeli pırasa

    Sirkeli pırasa

    Kızgın yağda pişirilen pırasaya soğan ve sarımsak eklenir, sirkeyle servis edilir.

  • İçli tava

    İçli tava

    Hamsilerin arasına iç harç konarak tavada pişirilmesiyle yapılır.

  • Katlama

    Katlama

    Tuz ve yağla yoğrulan hamur katlanarak pişirilir, tereyağı ve şekerle yenir; Tatar mutfağından gelir.

  • Sinop usulü prenses

    Sinop usulü prenses

    İki tartolet arasına krema konup çikolatayla kaplanan, üzeri fıstıkla süslenen bir tatlıdır; şekli prenses tacına benzediği için bu adı almıştır ve yarım asrı aşkın süredir Sinop’ta yapılır.

Sinop'ta gezilecek yerler

M. Ö. 8. yüzyılda Ege kıyılarından gelen Miletliler, Sinop’a Sinope adını verdiler. Yunan dilinde Sinope ırmak tanrısının kızının adıdır.

Sinop’un en önemli hemşerilerinden biri ünlü düşünür Diyojen’dir. Sinop Kalesi ve surlar şehrin en önemli tarihi kalıntılarıdır. Sinop Kalesi Gaspalılar, Grek, Pontus, Bizans, Osmanlı İmparatorlukları tarafından kullanılmıştır. Bugün kaleden Sinop’u izlemek oldukça keyiflidir.

Sinop Kalesi içindeki cezaevi birçok ünlü şahsı ağırlamıştır. Günümüzde Tarihi Sinop Cezaevi ziyaretçilere açılmıştır. Sinop’ta M. Ö. 666 yılında yapılmış Sinop Balatlar Kilisesi, Bizans mimarisinin Sinop’taki önemli kalıntılarındandır. Sinop 1214 yılında Türkler’in egemenliğine geçmiştir. Bu tarihten itibaren Selçuklular ve Osmanlılar Sinop’a çok değerli mimari eserler kazandırmıştır.

1921 yılında Sinop ve çevresinde dağınık bir halde bulunan eserler toplanarak bir araya getirilmiş ve o zamanın ortaokulu olan Mekteb-i İdadi’de koruma altına alınmış; ancak zaman içinde binanın yetersiz kalması sonucunda bugünkü müze binası 1969 yılında tamamlanarak ziyarete açılmıştır. Sinop Arkeoloji Müzesi‘nde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir.

Evkaf kayıtlarında, Selçuklulardan Alâeddin Keykubat’a ait olduğu yazılı bulunan Alaaddin Cami, 66 metre uzunluğunda ve 22 metre genişliğindedir. Duvarları bir sıra taştan yapılmıştır. Biri büyük olmak üzer ortasında 3 kubbesi, doğu ve batı taraflarında birer küçük kubbesi vardır. Cami kuzey tarafından 12 metre yüksekliğinde büyük bir duvarla çevrilidir.

Sinop’un Cumhuriyet döneminden kalan en önemli hatırası Atatürk’ün harf inkılabını Sinop’ta hayata geçirmesidir. Sinop, Türkiye Cumhuriyeti’nin en aydınlık kentlerindendir.

Tarihi Yerler

Babaçay Kanyonu

İlkbahar ve yaz aylarında yürüyüş parkurlarıyla doğaseverlerin dikkatini çeken Babaçay Kanyonu, uzun bir keşif rotasına sahiptir.

Babaçay Kanyonu, Sinop’un Ayancık ilçesinde bulunuyor. Ayancık Kastamonu yolunun yaklaşık 17. kilometresinde yer almakta. Kanyonda bulunan parkurun sonunda İnaltı Mağarası yer alıyor. Yürüyüş yapanların geneli son noktada mağarayı da keşfetmeyi ihmal etmiyor.

Ziyaretçi potansiyelini doğaseverlerin oluşturduğu Babaçay Kanyonu, yemyeşil manzarası eşliğinde dinlendirici bir yolculuk imkanı vermekte.

Boyabat Kaya Mezarları

Ülkemizin en kuzeyinde bulunan Sinop, gerek Hamsilos Koyu’nun büyük katkı sağladığı doğasıyla hem de çeşitli medeniyetlerin bıraktığı izlerle gezginlerin en merak ettiği şehirler arasındadır… Sinop’ta yer alan ama maalesef çok fazla tanıtımı yapılmayan Boyabat Kaya Mezarları’nı bu sayfamızda sizlerle paylaşacağız.

Boyabat ilçesindeki kaya mezarları, Salar Köyü’nün güneydoğusunda bulunmakta. Kalker kayalara oyularak yapılan kaya mezarlarının yüksekliği 200 metreyi buluyor. Aslan figürlerinin bulunduğu sütun başlıkları ve sütun kaideleri kare şeklinde… Boyabat Kaya Mezarları’nın Paflagonyalılar tarafından yapıldığı tahmin ediliyor.

Ülkemizin sağlam kaya mezarlarından sadece biri olan Boyabat Kaya Mezarları, çok fazla tanıtılmadığı için pek bilinmiyor. Sinop gezinize dahil edip bu sağlam kaya mezarlarını ilk keşfedenler arasında olmalısınız.

Hamsilos Koyu

Türkiye’nin en kuzeyinde bulunan Sinop, Hamsilos Koyu ile Karadeniz’in en cezbedici manzaralarından birini sunuyor.

Hamsilos Koyu, halk tarafından Türkiye’nin tek fiyordu olarak adlandırılsa da, esasında bilimsel olarak bakıldığında buzul aşındırması sonucu oluşmuştur. Bu sebepten dolayı fiyord demek yanlıştır. Yine de harika bir havası, unutulmaz bir doğal güzelliği vardır Hamsilos Koyu’nun. Özellikle gün batımında mutlaka Hamsilos’ta olmalısınız. Gün battığı sırada bu doğa harikası bambaşka bir manzaraya bürünür.

Koyun asıl adı Hamsolos olsa da halk tarafından Hamsilos olarak anılır. Sinop’a yaklaşık 11 kilometre uzaklıktadır ve Akliman yolundan ulaşılmaktadır. Sinop’ta bulunduğunuz günlere Hamsilos Koyu’nu mutlaka dahil etmelisiniz. Geziniz sırasında yanınıza fotoğraf makinenizi almayı unutmayın.

Karakum Plajı

Türkiye’nin Karadeniz kıyısında en dik alanında bulunanSinop, Karakum Plajı’yla dikkatleri üzerine çekmektedir.

Karakum Plajı’na turistten ziyade yerli halk yoğun ilgi göstermektedir. Plajın sahip olduğu doğa el değmemiş bir güzelliğe sahiptir.

Plajdaki denizin dibinde siyah kumla kaplanmıştır. Bunun sebebi, Boztepe Yarımadası’nın bir yanardağ patlaması sonucu şekillenmesi ve yanardağın püskürttüğü kül ve kumlardır. Plaj genellikle sakindir. Şezlong, şemsiye, duş ve kafeterya hizmetleri plajda bulunuyor. Bunun yanı sıra bir de tesis mevcut.

Bir gün yolunuz Sinop’tan geçerse Karakum Plajı’na gidip günün tadını denizde geçirebilirsiniz. Plaj, Sinop merkeze 3 kilometrelik uzaklıkta yer alıyor.

İnaltı Mağarası

Sinop’un Ayancık ilçesindeki İnaltı Mağarası’nın turizme kazandırılması için 1995 yılında çalışmalara başlanmıştır.

Üstelik büyük bir bütçe ayrılmıştır mağaranın çalışmaları için. 2001 yılında İnaltı mağarası önce aydınlatılmış, çevre yolları düzeltilmiş, yürüyüş merdivenleri yapılmıştır. Günümüzde önemli bir turizm bölgesi olmayı başarmış olan mağara 2004 yılında hizmete girmiştir. Mağaranın ve aynı ismi taşıyan İnaltı Kanyonlarının çevresindeki alabalık tesisleri de gelen ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor. Sinop’a yolunuz düşerse İnaltı Mağarası’nı ziyaret edebilirsiniz. Gezeceğiniz yerler arasında; Erfelek Şelaleleri ve Sinop Kalesi’de var. Şehri daha yakından tanımak için bir gezi listesi oluşturmayı sakın unutmayın.

Erfelek Şelaleleri

Sinop il sınırları içerisinde cennetten bir parça gizlenmiş olan Erfelek Şelaleleri, Karadeniz’i anlatan bir doğal güzelliktir.

Turizm açısından son zamanlarda yoğun ilgi görmektedir ve Karadeniz turları sırasında uğrak yerlerinin arasına girmiştir.

Merdiven şeklinde akan suları kademe kademe içinize işler ve etkisi uzun süre devam eder. Yüzmeye elverişli göllerinde bulunduğu şelalenin etrafına kamp yapabilme imkanınız da bulunmaktadır. Doğayla iç içe kalıp şehrin kalabalığından kurtulup sakin bir yer arıyorsanız Efelek Şelaleleri tam da aradığınız bir bölgedir. Karadeniz turlarına katılıp bu eşsiz doğa harikasını görebilir ve inanılmaz güzel zaman geçirebilirsiniz. Bu arada Sinop’taki İnaltı Mağarası’nı da ziyaret etmeyi unutmayın.

Sinop Kalesi

Sinop Kalesi, Sinop ili sınırları içerisinde şehrin girişinde denize nazır vaziyette, günümüzde halen eski ihtişamını korur vaziyettedir.

Kalenin tarihi ile ilgili Hititlere kadar gidilmekle birlikte ilk yapım tarihi hakkında kesin bilgi yoktur. Sadece M.Ö. 7. yüzyılda yapıldığı tahmin edilir. Kale Roma, Bizans ve Anadolu Selçukluları döneminde birkaç kez onarım görmüş olup, Selçuklular, İsfendiyaroğulları ve Osmanlı tarafından stratejik önemi ve şehri koruma maksatlı olduğu için bu dönemlerde de onarılmış ve kullanılmıştır.

Kalenin uzunluğu 2,050 metre, yüksekliği ise 25 metreyi bulmaktadır. Şehrin en önemli tarihsel süreçlerine tanık olan Sinop Kalesi, şehre gelen turistler tarafından ziyaret edilen yapıların başında geliyor.

Sinop Balatlar Kilisesi

Sinop Balatlar Kilisesi

2000 yılında halkın ziyaretine açılan Kilise, Roma döneminde hamam olarak kullanılan yapı, Bizansa döneminde kiliseye çevrilmiştir.

Sinop’da tarihi yerleri görmek isteyenlere tavsiye edilir.

Sinop Akgöl

Sinop Akgöl

Sinop’un Ayancık ilçesi sınırlarında bulunan 1200m. yüksekliğinde bir yayladır.

2 çayın beslediği göl, sık orman içerisinde piknik yapmaya ve trekking sporu için oldukça uygun.

Gölü çevreleyen orman içerisinde yaban hayatı da gözlemlenebilmektedir.

Sinop Sarıkum Plajı – Sarıkum Gölü

Sinop Sarıkum Plajı Gölü

Sarıkum, Sinop’a 25 Km. mesafede yer alan, Sinop’un en uzun plajına sahip köyüdür. Sinop’un batısında yer alan bu köye Abalı’dan sonra ulaşabilirsiniz.

Sarıkum Plajı, Sarıkum Gölü bu köyde yer almaktadır.. Sarıkum yüzden fazla kuş çeşidine ev sahipliği yapmaktadır.

Sinop gezinizde doğa harikası, bakir kalmış güzel bir yer görmek isterseniz, Sarıkum’u ziyaret etmenizi öneririm.

Sinop Mobil Ve Korucuk Köyü

Sinop Mobil Ve Korucuk Köyü

Mobil Ve Korucuk Köyü, Sinop’da denize girmek için tercih edilen yerlerin başında geliyor. Sakin, çarşaf gibi denizi, kumsalı insanları buraya çekiyor.

Son yıllarda kumunun bir takım rahatsızlıklara iyi geldiği yönünde haberler Mobil Ve Korucuk Köyü’nü daha da popüler hale getirdi.

Sinop Akliman

Sinop Akliman

Sinop merkeze 9 Km. mesafede yer alan Akliman, piknik alanı, arkasında yemyeşil orman ve en önemlisi upuzun geniş, denize girmeye müsait bir plajı ile popülerdir.

Özellikle yaz aylarında Sinop’a giderseniz denize girmek için harika bir yer olan Akliman’a uğramanızı tavsiye ederim.

Tarihi Sinop Cezaevi

1999 yılında müze olarak ziyarete açılan cezaevi, üçtarafı denizle çevrili kale olup, 1568 yılından itibaren cezaevi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Kaynak: http://www.gezilebilecekyerler.com/sinopta-gezilecek-yerler/

Sinop'ta kültür ve sanat

Sinop'un kültür hayatında iki ünlü isim öne çıkar: Antik çağ düşünürü Diyojen ve şair Ahmet Muhip Dıranas Sinoplu'dur. Sinop Kalesi'ndeki cezaevinde Sabahattin Ali, Nâzım Hikmet, Refik Halit Karay ve Zekeriya Sertel gibi isimler yatmıştır; Sabahattin Ali'nin cezaevini anlatan şiirlerinden biri olan "Aldırma Gönül" çok tanınmıştır.

İlk kütüphane 1924'te Dr. Rıza Nur'un öncülüğünde kurulmuş ve onun adını almıştır. Yöresel müzik ve oyunlarda davul, zurna, tef, bağlama, tulum ve kemençe çalınır; Ayancık Eymeleri, Boyabat Çiftetellisi ve Karadeniz Horonu oynanan oyunlar arasındadır. TRT repertuarında Sinop'a ait 27 yöresel türkü kayıtlıdır.

Sinop Müzesi 2006'da restore edilmiş, cezaevi ise 2004'te 45.000 ziyaretçi ağırlamıştır.

Sinop'un tarihçesi

Sinop ilinin yerleşme tarihi ilk Tunç Çağıyla başlamıştır. MÖ. 7. yüzyılda bir Helen Kolonisi olarak kurulan Sinop, Antik Çağ'da Karadeniz'in en önemli kentiydi. Helenistik dönemde Anadolu'nun yerli kültürleriyle, Helen ve Pers kültürlerini birleştirmek isteyen Pontus Devletinin başkentlerinden biri de Sinop'tu. Bizans döneminde yöre Ortodoks Hıristiyanlığının etkisiyle dilde ve kültürde Helenleşmiştir.
Sinop, MÖ. 70 yılında Romalıların, MS. 395 yılında Bizanslıların, 3 Ekim 1214 tarihinde Selçukluların, 1461 yılında Osmanlıların hakimiyetine girmiştir.
Sinop 1972 yılında kalkınmada ikinci derece öncelikli iller kapsamına alınmıştır. İlk büyük ölçekli sanayi kuruluşu, Ayancık Kereste Fabrikasıdır. Diğer önemli sanayi kuruluşları Şişe Cam Fabrikası, Un Sanayi, Söksa, İç Çamaşırı Örme Ve Konfeksiyon AŞ. ile toprak sanayinde tuğla ve kiremit fabrikalarıdır. Ayancık keteni, Boyabat çember dokumacılığı, ahşap kotra maketi yapımı ve tahta el işlemeciliği Sinop'taki en köklü el sanatlarıdır.
İlk kütüphane 1924 yılında Dr. Rıza Nur'un öncülüğünde kurulmuştur.

TARİH ÖNCESİ SİNOP :

Sinop ilk çağda "Paflagonya" adı verilen bölge içindedir. Anadolu'nun kuzey sahilleri ile Kırım yarımadası arasında deniz ticaretinde önemli bir rol oynamıştır. Önemli bir doğal liman konumundadır.
1953 yılında Kocagöz höyükte (kazılınca çoğu kez altında eski yapı kalıntıları ve eski eserler çıkan, yayvanca - alanı geniş ve derinliği az bir şekilde toprak tepe.) yapılan kazı ile 1987 ve 1988 yıllarında Müze Müdürlüğünce yapılan yüzey araştırmacıları sonucunda tarih öncesi devreler biraz olsun aydınlığa kavuşmuştur.
Karagöz höyükte yapılan kazılarda, İlk Tunç Çağı 1. dönemine ait (MÖ.? 3000-2700) buluntular ortaya çıkarılmıştır. Bulunan malzeme Sinop, Balkanlar ve İç Anadolu arasındaki ilişkiyi göstermektedir.
Yapılan yüzey araştırması sonucunda çevrede çok sayıda tarih öncesi yerleşim yerlerine rastlanmıştır. Bu yerleşim yerleri sahil boyunca, nehir ağızlarında ve nehir vadileri boyunca iç kesimlere doğru yayılmaktadır. Ele geçen malzeme genel olarak ilk Tunç Çağı 1 ve İlk Tunç Çağı 2'ye tarihlenmektedir. Ancak Kabalı çayı vadisinde Erken kalkolitik (MÖ. 4500) yıllarına tarihlenen iki yerleşim yeri saptanmıştır. Bugün Sinop çevresinde en eski yerleşim alanı Kabalı çayı vadisi olarak belirlenmiştir. Sahil kesiminde İlk Tunç Çağı 2'nin başında korkunç bir yangınla höyükler terkedilmiştir. Bundan sonra höyüklerde bir yerleşmeye rastlanmamaktadır.

HİTİT DEVRİNDE SİNOP :

1952-1954 yılları arasında yapılan kazılarda Sinop'ta Hitit dönemini belgeleyecek hiçbir esere rastlanmamıştır. Hitit metinlerinde Karadeniz'de Gaşka kavimlerinin varlığından söz edilmekte ise de, ancak şimdiye kadar Sinop yöresinde hiçbir buluntu ele geçmemiştir.
Yapılan yüzey araştırmasında sahil bandında bir tek Gerze ilçesi Köşkhöyük'te Er Hitit (MÖ. 1800) malzemesine rastlanmıştır. Ancak Hitit İmparatorluğu dönemine ait hiçbir malzeme bulunmamıştır. Bundan sonra 756 yılına ait malzemeler bulunabilmektedir. (MÖ. 2700-1800), (MÖ. 1800-756) yılları arasında Sinop sahil şeridiyle ilgili bir bilgi yoktur.

MÖ. 1000 BAŞLARINDA SİNOP :

MÖ. 756 yılında Milet'ten ayrılan ve kendilerine yeni bir şehir kurmak isteyen göçmenler buraya gelerek bugünkü Sinop'un ilk temelini atmışlar ve bu şehre Sinope adını vermişlerdir. "Efsaneye göre tanrıça Sinope ırmak tanrısının kızıdır. Zeus Sinope'ye aşık olur. Her dilediğini yerine getireceğine söz verir. Sinope kızlığına dokunmamasını ister. Tanrı yemine bağlı kalarak onu kız bırakır. Bugünkü Sinop'un olduğu yere gelir."
Daha sonra MÖ. 630 yılında ikinci bir koloni (sömürge, göçmen topluluğu ya da bu topluluğun yerleştiği yer) grubu Sinop'a yerleşmiştir. Şehrin surlarının büyük bir olasılıkla kolonize (koloniler halinde yaşanan) devirlerde yapıldığı tahmin edilmektedir.
7. yy başlarında Sinop, Anadolu'ya kuzeyden gelen Kimmerlerin, 6. yy ortalarında İran'dan gelen Perslerin istilasına uğramıştır.

HELENİSTİK DEVİRDE SİNOP :

MÖ. 4. yüzyılın birinci yarısında Paflagonya'lılar bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. MÖ. 332 yılında Büyük İskender'in Anadolu'ya girişini fırsat bilen 1. Ariarathes Kapadokya'da bağımsızlığını ilan ederek, Sinop'u da hakimiyetine almış. MÖ. 302 yılında Mitridat Ktistes Paflagonya'da dağınık halde bulunan prenslikleri bir araya getirerek kuvvetli bir devlet (bağımsız bir ülke ile onun yönetiminden oluşan varlık) kurmuştur. Daha sonra ll. Mitridat ve onun oğlu Farnak Sinop'a hakim olmuş. MÖ. 169 yılında devletin başına Mitridat Flapeton geçmiştir. Mitridat Flapaton Sinop'u bayındır (gelişip güzelleşmesi için üzerinde çalışılmış, alt yapıya sahip) hale sokmuş, başkentini Amasya'dan Sinop'a getirmiştir.
Sinop'un parlak dönemi Mitridat Fatpator zamanında olmuştur. Bütün Karadeniz'i hakimiyeti altına alan Mitirdat Romalıları'da Anadolu'dan atarak büyük bir imparatorluk kurmuş, ancak Başkenti Sinop'tan Bergama'ya taşımıştır.
Helenistik dönem Sinop'un en parlak zamanı olup, bu dönemde kültüre büyük önem verilmiştir.

ROMALILAR DEVRİNDE SİNOP :

MÖ. 70 yılında Roma İmparatorluğu işgal ettiği bu toprakları yeniden tanzim etmiş. Pontus Krallığını Kızılırmak'tan itibaren ikiye bölerek, doğu parçasının idaresini yerli sülalelere vermiş, batı parçasını ise doğrudan doğruya devletin eyaleti haline getirmiştir.
Sinop'un Roma idaresine geçmesi tarihte önemli bir dönüm noktasıdır. Bilhassa (her şeyden önce, başta) Cesar zamanında şehre maddi yardımlardan başka, yeni Roma kolonileri gönderilmiş ve genişleyip büyümesi sağlanmıştır.

BİZANS DEVRİNDE SİNOP :

Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesiyle Doğu Roma topraklarında kalan Sinop yavaş yavaş küçülmeye başlamıştır. Hıristiyanlığın geliştiği bu dönemde şehirde ticaret ve kültür, dini birtakım olaylar yüzünden gerilemiştir. Sinop'ta bu dönemde yapılan en önemli Bizans yapıtı Balatlar Kilisesidir.

SİNOP'UN FETHİ VE SELÇUKLU DÖNEMİ :

1204 yılında 4. Haçlı Seferinde İstanbul zapt edilip (zorla alınıp), Bizans İmparatorluğu dağılınca Sinop Trabzon Devleti'nin elinde kalmıştır. İç Anadolu'ya yerleşen Selçuklulara vergi veren Trabzon Devleti, Selçukluların bir iç ayaklanmasından yararlanarak vergiyi kesmiş ve Sinop halkına da baskı ve tecavüzlerde bulunmaya başlamıştır.
Sinop halkının Konya'ya şikayeti üzerine Sultan İzzettin Keykavus dirlik sahibi bütün Vilayet Beylerine emir göndererek savaşa katılmalarını bildirmiştir. Büyük bir kuvvetle yola çıkan ordunun gerek hazırlığından, gerek gidiş yolundan haberdar olmayan düşman Sinop yakınlarında 500 atlı ile avlanmakta olan Tekfur'u baskın yaparak yakalamış, yakalanan Tekfur 3 gün sonra kale önüne getirilerek Sinop'un teslim olması istenmiştir.
Önceleri teslim olmak istemeyen halk Tekfur'un öldürülmemesi, kimsenin canına kıyılmaması ve herkesin istediği yere gidebilmesi şartıyla 3 Ekim 1214 tarihinde kalenin anahtarlarını Selçuklulara teslim etmiştir.

TÜRK İDARESİNDE SİNOP :

Selçuklu idaresine geçtikten sonra baştan başa yeniden imar edilen Sinop'ta, önce Pervaneoğulları daha sonra Candaroğulları Türk egemenliğini sürdürmüştür.
15. yüzyılda gelişmeye ve büyümeye başlayan Osmanlı İmparatorluğuna Anadolu beylikleri katılmaya başlayınca Candaroğlu İsmail Bey'de Osmanlılara bağlılığını ilan etmiş ve böylece Sinop Osmanlı İmparatorluğu'nun idaresi altına girmiştir.
Bir liman şehri olarak kullanılan Sinop'ta tersanede gemi yapımı bu dönemde de devam etmiştir.
1853 Osmanlı-Rus savaşlarında şehir top atışlarına tutularak yakılmış ve bu tarihten sonra, şehir iyice küçülerek kale içine çekilmiştir.
Bandırma vapuru ile Samsun'a gitmek üzere yola çıkan Mustafa Kemal Atatürk 18 Mayıs 1919 günü Anadolu'ya karadan geçmek için Sinop Limanına uğramış, ancak o tarihte Sinop-Samsun arasında karayolu olmaması sebebiyle yolculuğuna gemiyle devam etmiştir.
Sinop idari teşkilat olarak merkezi Samsun olan, Canik Livasına bağlanmış, Tanzimat'ın ilanından sonra Kastamonu'ya sancak olmuş, 1924 yılında Kastamonu'dan ayrılarak il haline getirilmiştir.

KAYNAK : Her Yönüyle Sinop, Sinop Valiliği Yayınları, İl Kültür Müdürlüğü - 1992

Sinop'a ulaşım

Sinop’a Türkiye’nin her yerinden otobüslerle gelebilirsiniz. Sinop otogarı Sinop kent merkezinde bulunmaktadır. Özel aracınızla gitmek isterseniz İstanbul’dan ortalama 6 saatte ulaşılıyor. Sinop Havalimanı'na İstanbul'dan ve Ankara'dan da direkt uçuşlar düzenlenmektedir. Sinop liman kenti olduğu için Sinop’a denizyolu ile alternatif yollar denemeniz de mümkün.

Sinop'un ilçeleri

  • Ayancık
  • Boyabat
  • Dikmen
  • Durağan
  • Erfelek
  • Gerze
  • Merkez
  • Saraydüzü
  • Türkeli

Sinop'un ekonomisi

Sinop antik çağdan beri ticaret, balıkçılık ve tersane faaliyetleriyle öne çıkmış bir liman kentidir. Candaroğulları döneminde tersanesiyle ün kazanmış, Osmanlı döneminde gemi yapımı sürmüştür. 19. yüzyılda Samsun ve Trabzon limanlarının önem kazanmasıyla eski canlılığını yitirmeye başlamıştır.

İl 1972'de kalkınmada ikinci derece öncelikli iller kapsamına alınmıştır. İlk büyük sanayi kuruluşu Ayancık Kereste Fabrikası'dır; Şişe Cam gibi diğer kuruluşların çoğu sonradan kapanmış ya da taşınmıştır.

El sanatları köklüdür: Ayancık keteni, Boyabat çember dokumacılığı, ahşap kotra maketi yapımı. Sinop Mantısı, Sinop Nokulu, Sinop Lakerdası, Sinop Kotrası ve Sinop Kestane Balı gibi ürünler coğrafi işaretle tescillidir.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

    Sinop hakkında yorum yazın

    Hesap gerekmez. Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır. E-posta adresi istemiyoruz.

    0 / 2000